Lernen Sie, wie man dernek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona saygı duyuyoruz, eskiden dernek başkanıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Devlet görevini yapmadığı için, vatandaşların güvenliğini sağlayacak bir dernek kurduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Dernek 1990 yılında kurulmuştu..
Translate from Türkisch to Englisch
O, Çek Cumhuriyeti'nde küçük bir dernek kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Örneğin: Edirne ve çevresinde Trakya-Paşaeli adlı bir dernek vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Trabzon'da Hakları Koruma adlı bir dernek bulunduğu gibi İstanbul'da da, Trabzon ve Çevresini Bağımsızlaştırma Derneği vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dernek merkezinin gönderdiği delegeler, Of ilçesi ve Lazistan livasında şubeler açmışlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bundan dolayı dernek, aynı gerekçe ve araçlarla donanmış olarak tarihsel ve ulusal hakları savunmaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp yaşama haklarını ve varlıklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da birtakım kişiler ayrıca bir dernek kurmuşlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İstanbul'da çeşitli amaçlarla gizli ve açık olmak üzere de, birtakım parti ya da dernek adı altında kuruluşlar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu addan İngilizleri sevenlerin kurdukları bir dernek olduğu anlaşılmasın!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dernek için söylediklerim, sırası geldikçe yapacağım açıklamalar ve gerektiğinde göstereceğim belgelerle daha iyi anlaşılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dernek Kanada'daki bir Cezayirli göçmen tarafından kuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dernek sadece sekiz sandıkta sorun bildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch