Lernen Sie, wie man dert in einem Türkisch Satz verwendet. Über 69 handverlesene Beispiele.
Onu dert etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yürümeyi dert etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom beklemeyi dert etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana dert açmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert etmeyin. O sizin sorununuz değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dert etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çorbanın çok sıcak olmasından dert yandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük şeyleri kendine dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Başına dert mi açmıştı ne!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ne düşündüğünü dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyi kendime dert ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert açacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebeği dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağacı kurt, insanı dert yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize dert açacak yeteneklerinizin olduğunu biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert sana dert oluncaya kadar, derdi dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert olabilecek hiçbir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynı dert kişinin başına iki kez gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu daha fazla dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu dert etmemiş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom karısının çok fazla para harcamasından dert yandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir dert ortağı istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer hayat gülünç ve saçma ise dert etmeyin çünkü bu en azından sıkıcı değil demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dünya dert dünyasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu dert etmemi bekleme benden.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parayı hiç dert etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Önemsiz şeyleri dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendine dert etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert etme!
Translate from Türkisch to Englisch
Artık dert etme!
Translate from Türkisch to Englisch
Az olsun dert değil ama çabuk olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona dert oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tehlikeyi göze alıyorsam bunu yapıp yapmamam sana niye dert oluyor, anlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah başka dert vermesin.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah çaresiz dert vermesin.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah dert verip derman aratmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah sevdiğine dert verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert olmuyorumdur umarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mart ayı, dert ayı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mart çıkmadıkça dert çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dert var, gelip geçer; dert var, delip geçer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerin dert görmesin.
Translate from Türkisch to Englisch
Az mal, az dert.
Translate from Türkisch to Englisch
Türkiye'nin hava savunma sistemi alması Amerika'ya niye dert oluyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Ali beni dert sahibi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yüzünden bu yaşımda dert sahibi oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dert babası mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Ali olmasa çekilir dert değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Başı sıkışan bana geliyor. Ben dert babası mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu dert etmeme gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Stalker mısın? Dert istemiyorum.
Dert etme Tom.
Bunu dert etmem.
Bunu dert etmeyin.
Dert ettiğin şeye bak!
Gençlerimizin üzerinde ağır bir dert var.
Varlığı ayrı, yokluğu ayrı dert olan bir şey söyler misin?
Yakınların sana dert yandığında bundan rahatsız oluyor musun?
Dert ettiğin şeye bak.
Dert edeceğim en son şey bu.
"Usta, bu pantolon bana biraz dar geldi. Bir beden büyüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, giydikçe açılır."
"Usta, bu pantolon bana biraz bol geldi. Bir beden küçüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, yıkayınca çeker."
Ucu sana dokunana kadar meseleleri dert etme.
Tom hiçbir şey hakkında dert yanmadı.
Dert yanmayacağım.
Tom gerçek bir dert.