Lernen Sie, wie man devletin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibarıyla, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin milletin parasını çarçur edeceğimi düşündün, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sence devletin malı deniz yemeyen domuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin maceracı olmasını istemiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin yasaları var, bunlar tartışılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin en önemli görevi, devletin ana kurucu unsuru olan insanların can güvenliğini sağlamak değil midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz yıllardır bu devletin içindeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin başına geçseniz, ilk icraatınız ne olurdu?
Translate from Türkisch to Englisch
Türkiye Cumhurbaşkanı, paradoksal bir biçimde hukuken devletin başı olmasına rağmen hükümet içinde yasal bir konumu yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
İki devletin bir anlaşmaya varması gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan, kilise ve devletin birbirlerinden ayrılmasını savunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin şampiyonluğu nedeniyle sert oynayan takım tehlikedeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
En küçük devletin nüfus yoğunluğu nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
En yüksek irtifası olan devletin başkenti neresidir?
Translate from Türkisch to Englisch
Kilise ve devletin ayrılması, anayasanın temel ilkelerinden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birey, devletin menfaati için mevcut değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek çok devletin benzer yasaları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlilik ve aile kurumu; annelik, babalık ve çocuk hakları devletin koruması altındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
İmparator, Devletin sembolü olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bundan başka, yurdun dört bir bucağında Hristiyan azınlıklar, gizli, açık, özel istek ve amaçlarının elde edilmesine, devletin bir an önce çökmesine çaba harcıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı ülkesinin çeşitli devletler arasında paylaşılmasından ise, bu ülkeyi bütün olarak bir devletin koruyuculuğu altında bulundurmayı yeğleyenlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve kollayıcılığını istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin şeyinde değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bin dokuz yüz altmış bir yılı, birçok Baptist'in devletin din karşıtı düzenlemelerine uymayı reddedip bağımsız bir kilise kurduğu, Rus Baptist Kardeşliği'nin uyanış yılı olarak adlandırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin finansal sistemi istikrarlı olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuku devlet yapar ve devlet yaptırımıyla uygulanır. Hukuk, devletin program ve siyasetinin emrindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk da, yargı da devlet bütünlüğünün ve yurtta barışın emrindedir. Devletin ve ülkenin bütünlüğüne muhalif bir hukuk ve yargı, dünyanın hiçbir yerinde olamaz.
Bunlar devletin en yüksek mevkilerinde bulunmuyorlar mı?
Devletin inşası işte o zaman başladı.
Fakat devletin sunduğu yardımlar kısıtlı kalıyor.
Kuruluşun %44,84'ü ise devletin kontrolünde.
Devletin adalet mekanizması sağlıklı işlemezse toplum kendi adaletini yaratır.
Tom, kiliseyi devletin tanıması taraftarıdır.
Layık olmadan devletin makamlarına atananlar astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallar.
Devletin çiftçiye destek olması amacıyla kurulmuş bir banka ne cüretle bir medya patronuna başka bir medya grubunu alması için 750 milyon dolar kredi verebilir ki?
Devletin dini adalettir.
Birçok kişi devletin dini tarafsızlık yükümlülüğüne inanıyor.