Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dik"

Lernen Sie, wie man dik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sırtınızı dik tutun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanüstü güçlere ulaşmak umuduyla, Kristof Kolomb bir zamanlar beş dakika güneşe doğruca dik dik baktı.İşe yaramadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik oturun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saçmalığın dik alası.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik bir yamaca tırmandık.
Translate from Türkisch to Englisch

O dik oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta çocuk yatakta dik oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik dağa tırmandık.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol dik yamaca doğru zikzak çiziyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana niye dik dik bakıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Dik durmak her zaman önemli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Madem karar alma yetkisi sende, sen de dik durmalıydın.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik durmakla alakalı bir problemim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim yanımda dik durmanız lazımdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes Tom'a dik dik baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bana dik dik bakıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bana dik dik bakıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlara dik dik bakmak kabadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik oturmanın sırtın için zararlı olduğunu duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi dik başlı olmakla suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dik oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tırmanış dik ve zor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Birbirlerine dik dik baktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O neden bana dik dik bakıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

O, dik yamaca bakakaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden herkes Tom'a dik dik bakıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Başını dik tut.
Translate from Türkisch to Englisch

Dik dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana dik dik baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar seni hiç dik başlı olarak suçlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden o kadar dik kafalısın ?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana dik dik bakmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom neye dik dik bakıyordu?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oldukça dik kafalı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dik kafalı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dik oturmaya çalıştı ama yapamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sonunda yatakta dik oturabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatakta dik oturdu ve etrafına baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dik oturmak için çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha dik otur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dik oturmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

"Dik durarak ölmek, dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir." "O halde neden hala hayattasın?"
Translate from Türkisch to Englisch

Neden herkes ona dik dik bakıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bana öyle dik dik bakıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bana dik dik bakıyorsun, iblis?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirlerine dik dik bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbirlerine dik dik baktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ona dik dik bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüksek yerden suya atlarken dik girmek gerek. Yoksa öldürür.

Dik dik bakmak hoş değildir.

Tom dik başlı.

Sen dik başlısın!

O civatayı dik durdurdu.

Boş torba dik duramaz.

Lütfen bu düğmeleri dik.

Pencereden dik dik dışarı bakarak oturdu.

Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?

Tom dik dik bakışını indirdi.

Bir üçgenin iki dik açısı varsa, o bir kenarı eksik bir karedir.

Neden dik oturmayı denemiyorsun?

O cesur bir şekilde başını dik tuttu.

Otobüs durağından Tom'un evine giden yol çok dik.

Kız oyuncak bebeğe dik dik bakıyordu.

Ne kadar yükseğe tırmanırsak dağlar o kadar dik olur.

Çatıya giden merdiven, dar, dik ve karanlık.

Bir dikdörtgenin dört dik açısı vardır.

Biz dik dağa tırmanıyorduk.

İnsanlara dik dik bakmak kibarlık değildir.

O onun dik dik bakışından sakındı.

Kadın bize dik dik baktı.

Tom dik kafalı.

Pisagor teoremi bir dik üçgenin hipotenüs uzunluğunu hesaplaman için izin verir.

Boş bir çuvalın dik durması zordur.

Muzu dik bir dağ yolunda buldum.

Bana dik dik baktığını fark ettim.

O dik dik bakmamaya çalıştı.

Dik dik bakmamaya çalıştı.

Onlar neden bana dik dik bakıyorlar?

Tom'a dik dik baktım.

Tom dik kafalı olduğumu söylüyor.

Neden bize dik dik bakıyorlar?

Bir polis şüpheli bir yayaya dik dik bakıyordu.

Oraya bir ağaç dik.

Bu iki çizgi dik açılıdır.

Tom dik kafalı yaşlı bir adam.

O ona dik dik baktı.

Tom ve ben birbirimize dik dik baktık.

Sami, Leyla'ya dik dik baktı.

Sami, Leyla'ya dik dik bakıyordu.

Neden herkes sana dik dik bakıyor?

Herkes bize dik dik bakıyordu.

Sami dik dik bana bakıyordu.

Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.

Tom dik kafalıdır ama Mary değildir.

İnsanlara dik dik bakmak hoş bir davranış değildir.

Dik açı doksan derecedir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch