Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dilim"

Lernen Sie, wie man dilim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İngilizce benim ana dilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Esperanto'yu ana dilim gibi konuşabiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim ana dilim İspanyolcadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim ana dilim Japoncadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dilim pitaya istermisiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Listede benim dilim yok!
Translate from Türkisch to Englisch

Benim ana dilim, annemin verdiği en güzel hediyedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birkaç dilim salam yemek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom 6:30'da yataktan kalktı, mutfağa gitti ve tost makinesine iki dilim ekmek koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, üç yumurta ve bir dilim kızarmış ekmek yedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir dilim İsviçre peyniri yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir dilim et kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Heyecandan dilim tutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce benim ana dilim değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dilim tart daha alır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

İki dilim tost ve bir fincan çay istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefonda Ryo'nun sesini duyunca heyecandan dilim tutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu benim ana dilim değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilim Fransızca.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızca benim ilk dilim değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızca benim ana dilim değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke Fransızcayı ana dilim gibi konuşabilsem.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dilim karpuz yiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Her kişi için iki dilim pizza var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dilim çok karmaşık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bir dilim pasta sundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi dilim haricinde diller öğrenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir dilim ekmek verebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilim Fransızcadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilim Türkçedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kelimeye dilim dönmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim bir dilim pasta ister?
Translate from Türkisch to Englisch

Kaç dilim et istersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

İbranice benim ana dilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dilim tutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dilim turta istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen pizzayì üç dilim şeklinde kes.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen benim için bir dilim ekmek kes.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz genellikle bir dilim ekmek ve bir fincan kahve alırız.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer istersen bir dilim pizza yiyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dilim pasta almak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen şaşkınlıktan dilim tutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce benim ana dilim değil ve hâlâ öğrenmem gereken birçok şey olduğunun farkındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana birkaç dilim tost ve bir bardak süt verdi.

O bir dilim yumurtalı kıymalı börek yedi.

Bir dilim ekmek üzerine hardal sürüştürüyorum.

Benim ana dilim Lehçe'dir.

O bir dilim pasta yedi.

Ben Lojbanistan'da doğup büyüdüm bu nedenle benim ana dilim Lojban oldu ama ben ailemle birlikte Blueberryland'e göç ettim, bu yüzden benim benimsediğim dil İnterlingua oldu.

Heyecandan dolayı dilim tutuldu.

Tom bir dilim ekmeğe yağ sürdü.

Ana dilim, Klingonca ve Esperanto'nun bir karışımı olan Klingorantodur.

Sen bana beni sevdiğini söylediğinde dilim tutuldu.

Kahvaltı için Sandra bir dilim ekmek ve bir fincan kahve aldı.

İngilizce de benim ana dilim değil!

Benim dilim çok keskindir. Herhangi bir gürültü yapmayın. Lütfen pencereyi kapatmayın.

Tom tosta iki dilim ekmek koydu.

Ben bir dilim karpuz yedim.

Tek dilim sandviç yemek istiyorum.

Benim kahvaltım genellikle sütlü kahve, bir parça ekmek ve reçel, küçük bir muz, bir dilim portakal ve birkaç kurutulmuş erikten oluşur.

Bana da bir dilim pasta al.

İngilizce benim ilk dilim değildir.

Japonca benim ana dilim.

İngilizce benim birinci dilim değil.

Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.

O bir dilim pasta istedi, ama hiçbiri kalmamıştı.

"Bir dilim daha pasta alır mısın?" "Evet, lütfen."

Bir dilim Baumkuchen yedim.

Ana dilim gibi konuşmam gerekmiyor, sadece akıcı konuşabilmek istiyorum.

Çay o kadar sıcaktı ki dilim yandı.

İngilizce ana dilim değildir.

Bir dilim turta yedim.

Bütün gün bir dilim ekmek hariç hiçbir şey yemedim.

Tom sadece bir dilim ekmek yedi.

Ana dilim Macarca.

Ben böyle bir hata yapamam. Rusça benim ana dilim.

Ben sana bir dilim pizza satın almama izin vereceğini umuyordum.

Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.

Bir dilim peynirli pasta alabilir miyim?

Sadece şaşkınlıktan dilim tutuldu.

Bir dilim daha pasta alabilir miyim?

Bütün gün yediğim şeyin sadece bir dilim ekmek olduğunu düşünürsek ben gerçekten o kadar aç değilim.

Ona hayır demeye dilim varmıyor.

Bir dilim pasta ister misin?

Bir dilim pizza ister misin?

Tom bir dilim pizza yedi.

Daima öğrendiğim kendi ana dilim dahil birçok dil öğreniyorum.

Birden fazla ana dilim var.

Ana dilim annemin dili değildir.

Bir dilim ister misin?

Bir dilim jambon yedim.

Tom bir dilim daha karpuz istiyor.

Benim ana dilim Fransızca.

Dilim damağım kurudu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch