Lernen Sie, wie man dindar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.
Tom dindar değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok dindar gibi gözükmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnkalar dindar insanlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, dindar değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dindar ve kindar olursam beni sever misin aşkım?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un annesi dindar bir Katolikti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka ülkelerden insanlar sık sık Japonların yeterince dindar olmadığını söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateistlerin tüm dindar ve sosyalistlerden daha merhametli olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok dindar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar bir insan değil.
Translate from Türkisch to Englisch
On binlerce insan soğuk ve yağmura rağmen Paskalya kutlamasında Papa Francis ile Dindar Kütleye katılmak için pazar sabahı Aziz Petrus Meydanında toplandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz dindar bir kişi misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen dindar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
O, dindar değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O dindar bir kişi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O, dindar bir adam değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kız kardeşi dindar bir Hristiyan.
Translate from Türkisch to Englisch
O dar görüşlü dindar bir kızdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı dindar insanlar çok yargılayıcı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary dindar Katoliktirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi dindar olarak düşünmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar bir üne sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kasabanın sakinleri çok dindar ve vatansever insanlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiç dindar değilim ama Latince Rabbin Duası'nı dinlemek beni ürpertir.
Translate from Türkisch to Englisch
Quakerler dindar insanlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Joaquim'in dindar olduğu söylenir ama o Rab'bin duasını zorlukla biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dindar olmak iyi bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mucizelere inanan bir dindar bir hristiyandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlanman daha dindar olman gerektiği anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı dindar insanlar yargılayıcı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı Orta Doğulular daha dindar çözümler arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok dindar değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O dindar bir Katolik.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dindar değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben çok dindar değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dindar sessizce dua eder.
Translate from Türkisch to Englisch
İnkalar dindar milletti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan çok dini bütün dindar bir bireydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un annesi dindar bir katolik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar bir Katoliktir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar değildir ne de Tanrı'ya inanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar değildir ve de Tanrı'ya inanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok dindar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar bir adam değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben gerçekten dindar değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten çok dindar değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok dindar bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok dindar bir kadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok dindar bir ailede dünyaya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bütün ailesi çok dindar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dindar bir fanatik misiniz?
Tom çok dindar bir ailede büyüdü.
Leyla çok dindar bir kişiydi.
Tom çok dindar bir kişidir.
Büyükannem dindar olduğumu düşünüyor.
Tom çok dindar bir kişi değildir.
Sami dindar bir adamdır.
Kendinizi dindar biri olarak görüyor musunuz?
Tom dindar bir adam.
Sami çok dindar bir Müslüman ailede yetişti.
Dindar değiller, değil mi?
Tanrıya inanmak için dindar olmanıza gerek yok.
Tom çok dindar bir adamdı.