Lernen Sie, wie man dinlenmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 80 handverlesene Beispiele.
Çok yorgun olduğumdan dolayı dinlenmek için durdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bütün gün çalışıyordu, dinlenmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kasları çok yorgundu ve eve gitmek ve banyoda bir süre dinlenmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O dinlenmek için mi buraya geldi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dinlenmek için zamanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım dinlenmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek istiyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Canınız dinlenmek istiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Benim orada dinlenmek için hiçbir şansım yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adam dinlenmek için kısa bir süre durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sürücünün canı dinlenmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir saat yürüdükten sonra dinlenmek için durduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeteri kadar dinlenmek önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince dinlenmek çok önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek için uzandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek için evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gün boyunca çalışmış olan Tom dinlenmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hastasın. Dinlenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağaç altında dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Galiba biraz dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz dinlenmek istiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece parkta dinlenmek ve bir kitap okumak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz dinlenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek için ne yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dinlenmek istiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Başın ağrıyorsa dinlenmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakıncası yoksa bir süre burada dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek, tüm gün uyumak anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek için vaktim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek biraz zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dinlenmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dinlenmek için zamana ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman zaman dinlenmek ve her şeyi unutmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dinlenmek için eve gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz dinlenmek isteyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz dinlenmek için buraya geldik.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece dinlenmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün yapmak istediğimiz oturmak ve dinlenmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece dinlenmek zorundasın, tamam mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Dinlenmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana dinlenmek için zaman verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzanmak ve bir süre dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gerçekten tek istediği oturmak ve dinlenmek için bir yerdi.
O buraya dinlenmek için mi geliyor?
İşe geri dönmeden önce öğle yemeği yemek, tuvalete gitmek ve dinlenmek için sadece yarım saatim var.
Böyle bir yerde dinlenmek için zamanı değildi.
Yolculuk uzundu ve dinlenmek istiyorum.
Dinlenmek için çok zamanın var mı?
Şehirin dinlenmek için harika bir yeri vardır.
Onun dinlenmek için zamana ihtiyacı var.
Dinlenmek için biraz zamanım var.
Ben dinlenmek istedim.
Dinlenmek için biraz zamanımız var.
Dinlenmek için bir bankta otururuz.
Oturup dinlenmek için sakin bir yer güzel olurdu.
İşi bitirdikten sonra, dinlenmek için kafeteryaya gittim.
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.
Dinlenmek en iyisidir.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan şey biraz dinlenmek.
Tom dinlenmek istiyordu.
Tom dinlenmek istemedi.
Tom dinlenmek istemiyor.
Sami bir süre dinlenmek istedi.
Şimdi dinlenmek zorundayım.
Kızma. Gerçekten dinlenmek zorundayım.
Sen dinlenmek nedir bilmez misin?
Tüm gün çalıştığı için dinlenmek istedi.
Sadece dinlenmek istiyordum.
Dinlenmek için hiç vaktim yoktu.
Dinlenmek istiyor musun?