Lernen Sie, wie man direk in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Maria orta direk bir çevrede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç giriş için, direk telefon numaraları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O direk eğri.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu direk oldukça dikey değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir direk göl manzarasını engelliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Uranüs, ekseninde çok fazla yana yatar öyle ki yan tarafı etrafında döner. Bu yüzden, kutupları bazen neredeyse direk güneşi işaret eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali rakibe arkadan müdahalesi sonrası direk kırmızıdan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Direk dansı öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası tam bir orta direk semti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nedenle ilaç direk kalbin içine enjekte edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zamanki gibi direk konuya giriyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sefer direk mi?
Translate from Türkisch to Englisch