Lernen Sie, wie man diyecek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyecek söz bulamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sana aptal diyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem kesinlikle hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana ikiyüzlü diyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom evet diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Finlandiya'ya cennet diyecek kadar ileri gitmezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Planıma hayır diyecek cesareti yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ne diyecek bir sor.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyecek özel bir şeyiniz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Aman allahım, kızların keyfine diyecek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen sana hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal diyecek kimsem yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyecek bir şeyin yok mu Tom?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayır diyecek diye korkuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkarım Tom hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun hakkında ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlu olan biri diyecek bir şeyi olmayan ve aynı zamanda susan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birbirimize diyecek hiçbir şeyin kalmadığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence birbirimize diyecek hiçbir şey kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyecek bir şey bulamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşular ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes bana yalancı diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana aptal diyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana, "Alice önceki gün Mary'yi görmedi." diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Annen ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fotoğraflara diyecek söz yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen hayır diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence o ne diyecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayır diyecek cesaretim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayır diyecek, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un keyfine diyecek yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’ O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.”
Translate from Türkisch to Englisch
Okuyucular, kavalcılar, “Bütün kaynaklarım sendedir!” diyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
"İstanbul'da ekmek 2,5 lira olmuş." "Desene millet artık ekmek değil, Ekmek Bey diyecek."
Translate from Türkisch to Englisch