Lernen Sie, wie man diyet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 76 handverlesene Beispiele.
Kilo alacağı korkusuyla diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım diyet yapsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor diyet yapmam için talimat verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bir diyet yapmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O ona sıkı bir diyet yapmasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom düşük-yağlı, yüksek-proteinli diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom diyet yapmaya ve biraz zayıflamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom diyet yapmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir diyet yapmaya çalıştı ve beş kilo kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi diyet daha iyi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıkı bir diyet takip etmek önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bir diyet yapmayı düşünmemin zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir diyet yapmayı denemek isteyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Laurie diyet kola sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birçok insanın sağlıklı bir diyet dediğini yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
O diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O diyet yapmasına rağmen, hâlâ çok şişman kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz diyet yapıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben diyet yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim diyet yapıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor bana diyet yapmam gerektiğini tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyet yapmasına rağmen hala kilo veremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi diyet en iyisi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne, yine ekmek mi yiyorsun? Her zamanki gibi hâlâ aynı heyecan verici diyet yaşantısını sürdürüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim diyet çok çeşitlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir diyet kola içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir diyet soda alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Pazı, vitaminler, mineraller, protein ve diyet lifi açısından zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyet söz konusu olduğunda irade gücüm yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyet önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Diyet yapan ve vücut ağırlığının yüzde onuna kadar bir oranda kilo vermiş olan her on kişiden sekizi, beş yıl içinde bu kiloları geri almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oldukça dengeli bir diyet yediğimi düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, biraz kilo fazlası olduğu için diyet yapıyor.
Bana bir şavurma ve bir diyet kola ver.
Düşük kalorili bir diyet benimsemek yaşam sürenizi artıracaktır.
Diyet soda içer misin?
Milli diyet tartışmasının yayınını dinledin mi?
Tom genellikle diyet kök bira içer.
Ben sıkı bir diyet rejimine bağlı kalıyorum.
Ukrayna'da bir diyet kola 2₴.
Bu diyet vitamin dolu.
Dengeli bir diyet yemeye çalışıyorum.
Ketojenik diyet, epilepsi için çok etkili bir tedavi olarak görünmektedir.
Diyet üyesi siyasi katkı üzerine bir tasarı getirdi, ama o geçmedi.
Diyet hapları, onların dedikleri kadar sağlıklı mı?
Sen hiç şimdiye kadar bir şişe diyet kolaya bir Mentos ilave etmeyi denedin mi?
Tom dengeli bir diyet yemez.
Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.
Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.
Dengeli bir diyet yemenin sizin için yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Tom, diyet yapmam gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Sağlıklı ve dengeli bir diyet hepimiz için çok önemlidir.
Annem beni daha sağlıklı bir diyet yemeye teşvik etti.
Diyet yapması gereken kişi sensin, ben değil.
Herhangi bir diyet kısıtlamanız var mı?
Yarın diyet yapmaya başlayacağım.
Tom diyet yapıyor, değil mi?
Tom hâlâ diyet yapıyor mu?
Bence bir diyet yapsan iyi olur.
Özel bir diyet uyguluyor musun?
Diyet yapmaktan iyice canlı cenazeye dönmüş. Kilolu hâli daha sağlıklıydı.
Bütün hastalıklarımı işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyet yardımıyla ve gluten, buğday ile öteki taneli tahılları beslenme düzenimden çıkararak yendim.
Tom diyet yapıyor çünkü fazla kilolu.
Tom fazla kilolu olduğu için diyet yapıyor.