Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "diyet"

Lernen Sie, wie man diyet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 76 handverlesene Beispiele.

Kilo alacağı korkusuyla diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım diyet yapsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor diyet yapmam için talimat verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bir diyet yapmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

O ona sıkı bir diyet yapmasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom düşük-yağlı, yüksek-proteinli diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diyet yapmaya ve biraz zayıflamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diyet yapmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir diyet yapmaya çalıştı ve beş kilo kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi diyet daha iyi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıkı bir diyet takip etmek önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım bir diyet yapmayı düşünmemin zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir diyet yapmayı denemek isteyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Laurie diyet kola sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birçok insanın sağlıklı bir diyet dediğini yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Et sevmem. Bir vejetaryen diyet tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

O diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O diyet yapmasına rağmen, hâlâ çok şişman kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz diyet yapıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben diyet yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim diyet yapıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor bana diyet yapmam gerektiğini tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadın diyet yapacağına, sigarayı bırakacağına ve fiziksel egzersiz yapacağına söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Diyet yapmasına rağmen hala kilo veremedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi diyet en iyisi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne, yine ekmek mi yiyorsun? Her zamanki gibi hâlâ aynı heyecan verici diyet yaşantısını sürdürüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim diyet çok çeşitlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir diyet kola içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir diyet soda alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Pazı, vitaminler, mineraller, protein ve diyet lifi açısından zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Diyet söz konusu olduğunda irade gücüm yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Diyet önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Diyet yapan ve vücut ağırlığının yüzde onuna kadar bir oranda kilo vermiş olan her on kişiden sekizi, beş yıl içinde bu kiloları geri almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Oldukça dengeli bir diyet yediğimi düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, biraz kilo fazlası olduğu için diyet yapıyor.

Bana bir şavurma ve bir diyet kola ver.

Düşük kalorili bir diyet benimsemek yaşam sürenizi artıracaktır.

Diyet soda içer misin?

Milli diyet tartışmasının yayınını dinledin mi?

Tom genellikle diyet kök bira içer.

Ben sıkı bir diyet rejimine bağlı kalıyorum.

Ukrayna'da bir diyet kola 2₴.

Bu diyet vitamin dolu.

Dengeli bir diyet yemeye çalışıyorum.

Ketojenik diyet, epilepsi için çok etkili bir tedavi olarak görünmektedir.

Diyet üyesi siyasi katkı üzerine bir tasarı getirdi, ama o geçmedi.

Diyet hapları, onların dedikleri kadar sağlıklı mı?

Sen hiç şimdiye kadar bir şişe diyet kolaya bir Mentos ilave etmeyi denedin mi?

Tom dengeli bir diyet yemez.

Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.

Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.

Dengeli bir diyet yemenin sizin için yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.

Tom, diyet yapmam gerektiğini düşündüğünü söyledi.

Sağlıklı ve dengeli bir diyet hepimiz için çok önemlidir.

Annem beni daha sağlıklı bir diyet yemeye teşvik etti.

Diyet yapması gereken kişi sensin, ben değil.

Herhangi bir diyet kısıtlamanız var mı?

Yarın diyet yapmaya başlayacağım.

Tom diyet yapıyor, değil mi?

Tom hâlâ diyet yapıyor mu?

Bence bir diyet yapsan iyi olur.

Özel bir diyet uyguluyor musun?

Diyet yapmaktan iyice canlı cenazeye dönmüş. Kilolu hâli daha sağlıklıydı.

Bütün hastalıklarımı işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyet yardımıyla ve gluten, buğday ile öteki taneli tahılları beslenme düzenimden çıkararak yendim.

Tom diyet yapıyor çünkü fazla kilolu.

Tom fazla kilolu olduğu için diyet yapıyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch