Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "diz"

Lernen Sie, wie man diz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.

Bugün ben birçok İspanyolca sözcük öğrendim ve artık nasıl "yanak", "çene" ve "diz" diyebileceğimi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Elbisesi diz üstünde.
Translate from Türkisch to Englisch

Valentino Rossi, Xavi'nin önünde diz çöker!
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun yanında diz çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz dua etmek için diz çöktük.
Translate from Türkisch to Englisch

Kar diz boyuydu.
Translate from Türkisch to Englisch

O diz boyu karın içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dua etmek için hepimiz diz çöktük.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz üstü bilgisayarımı masanın kenarına o kadar yakın koymamalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch

O onun yanına diz çöktü ve onun adının ne olduğunu sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bataklık diz boyudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabası diz boyu kara gömüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Eteklerimi diz boyu giymeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz vücudun en büyük eklemidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz çöküyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni diz çökmeye mahkum etmek istiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun o sakallının sağ yanında diz çökmesi beni tiksindirmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz çök!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz üstü bilgisayarına bir bardak süt döktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöktü ve döşeme tahtasını kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha iyi bir bakış için diz çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sunağa yakın diz çöken bir çocuk gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz kapaklarım çıkmadan önce zayıftım.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz çöktün, af için Tanrı'ya yalvarıyordun.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz boyunda çizme giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz boyu bir mavi elbise giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yanına diz çöktü, nabzını kontrol etti ve sonra baktı ve kafasını salladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?
Translate from Türkisch to Englisch

Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz çöküyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O diz çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Diz çöküp ona yalvarmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'da diz boyu kar birikti.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom küçükken hantaldı ve sık sık düşerdi. Tüm pantolonlarının diz yamaları olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar diz çöktü ve savaşın yakında sona ermesi için dua etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz boyunda çorap giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöktü ve Mary'nin onunla evlenmesini istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöküyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diz üstü botlarını giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar dua etmek için neden diz çöküyorlar?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un diz yaralanması ne kadar kötüydü?
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni hükümdara diz çökün.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yapay diz eklemi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar diz çökmüşlerdi.

Bu kaslar zayıfsa, diz kaputunu doğru konumda tutamazlar.

Sami diz çökmüştü.

Sami, Leyla'yı önünde diz çöktürdü.

Allah'tan başka kimsenin önünde diz çökmeyiz.

Tom Mary'nin yanında diz çöktü.

Tom diz yaralanmasından kurtuluyor.

Osur osur, ipe diz.

Ama yenilmedik, diz çökmedik ve ezilmedik.

Mary diz çöktü.

O bana diz çöktürdü.

Diz çöktüm.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch