Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dizüstü"

Lernen Sie, wie man dizüstü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispiele.

Bir dizüstü, bir masaüstünden daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim dizüstü bilgisayarında bir şeyler yazmaya koyuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir dizüstü bilgisayara sahip olmak pratiktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dizüstü bilgisayarıma adınızı yazar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen dizüstü bilgisayarınızı bana gösterin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir dizüstü bilgisayar istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dizüstü bilgisayarı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün dizüstü bilgisayarımı kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir dizüstü bilgisayar vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kimin dizüstü bilgisayarıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dizüstü bilgisayarımı çaldırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dizüstü bilgisayar bürodadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dizüstü bilgisayar çok incedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kafama dizüstü bilgisayarımla vurdu. O da çatladı!
Translate from Türkisch to Englisch

O mağazada dizüstü bilgisayar satıyorlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun dizüstü zaten beş yıllık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dizüstü bilgisayarımla kafama vurdu. O şimdi çatlak!
Translate from Türkisch to Englisch

John Wilkes Booth bir dizüstü bilgisayar taşıdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı adam dizüstü bilgisayarımı gördü ve bana gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizüstü bilgisayarını al.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlum için bir dizüstü bilgisayar almayı karşılayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmem gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir dizüstü bilgisayarda yazı yazarken tezgahta oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary onun dizüstü bilgisayarını sormadan aldığı için Tom kızgın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı ve yazmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dizüstü bilgisayarını yerine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dizüstü çöktü ve Mary'ye onu sevdiğini ve hayatını onunla paylaşmak istediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Damlacıklar dizüstü bilgisayarımın üstüne düşüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Oturdum ve dizüstü bigisayarımı açtım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi dizüstü bilgisayara ihtiyacım var?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana hangi dizüstü bilgisayar lazım?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dizüstü bilgisayarı nereye sakladın?
Translate from Türkisch to Englisch

Dizüstü bilgisayarımı nereye koydun?
Translate from Türkisch to Englisch

O akşamlarını dizüstü bilgisayarının önünde geçirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dizüstü bilgisayarım nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bir dizüstü bilgisayar aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye dizüstü bilgisayarını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Her biri için bir dizüstü bilgisayar yerine bütün konularım için üç halkalı klasör kullanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, pijamasının içinde dizüstü bilgisayarının önünde oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizüstü düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un dizüstü bilgisayarını kimin çaldığını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.

Benim bir dizüstü bilgisayarım var.

İşte pembe dizüstü bilgisayarım.

Bu dizüstü bilgisayar ince ve hafif.

Dizüstü bilgisayarımı burada bulamıyorum; onu başka yere koymuş olmalıyım.

Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar satın aldım.

Tom dizüstü bilgisayarını kapattı.

Tom'a bir dizüstü bilgisayar aldım.

Dizüstü bilgisayarımda optik disk sürücüsü yok.

Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?

Benim dizüstü bilgisayar son zamanlarda çok yavaş çalışıyor.

Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar aldım.

Tom dizüstü bilgisayarını kapatıp ayağa kalktı.

Bu dizüstü bilgisayar benimdir.

Tom dizüstü bilgisayarını evde bıraktı.

"Neden yeni bir dizüstü bilgisayar aldın?" "Dayanamadım"

Bu bir dizüstü bilgisayardır.

O dizüstü bilgisayar ne kadar?

Bu dizüstü bilgisayar ne kadar?

Dizüstü bilgisayar, çantanın içinde.

O dizüstü bilgisayarı bana ver.

Yeni dizüstü bilgisayarım eskisinden daha ince ve daha hafif.

Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?

Bu dizüstü bilgisayar çok ince.

Dizüstü bilgisayarınızı bir süre ödünç alabilir miyim?

Lityum iyon piller, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlardan elektrikli arabalara kadar her yerde bulunur.

Yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.

Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı.

Dizüstü bilgisayarım bozuk.

Dizüstü bilgisayarlar bile geri dönüştürülebilir.

Bu dizüstü bilgisayarın fiyatı nedir?

O benim dizüstü bilgisayarım değil.

Tom yatağına oturdu ve dizüstü bilgisayarını açtı.

Dizüstü bilgisayar çalışmayı durduruyor.

Dizüstü bilgisayar çalışmayı durdurdu.

Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?

Bir dizüstü bilgisayar almak istedim.

Sami'nin dizüstü bilgisayarı kayboldu.

Dizüstü bilgisayarlarını açtılar.

Senin bir dizüstü bilgisayar aldığını duydum.

Dizüstü bilgisayarım tamir ediliyor.

Bu dizüstü bilgisayar bana ait.

Dizüstü bilgisayarımı açıyorum, tarayıcıya tıklıyorum ve zaten ezberlediğim adresi yazıyorum.

Stefan dizüstü bilgisayarında bir film izliyordu.

Stefan, İsabella'nın gelip dizüstü bilgisayarı tamir etmesini bekledi.

Claudio dizüstü bilgisayarını kapattı ve odasına gitti.

Dizüstü bilgisayarı çaldı.

Dizüstü bilgisayarımı nerede buldun?

Dizüstü bilgisayarımı nerede buldunuz?

Dizüstü bilgisayarım neredeydi?

Arina defolu dizüstü bilgisayarı mağazaya iade etti.

Dizüstü bilgisayarımda Linux kullanıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch