Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dizi"

Lernen Sie, wie man dizi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 88 handverlesene Beispiele.

Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gariptir, bu sonbaharda çok sayıda pembe dizi izliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir dizi tıbbi keşifler yaptı
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir dizi konser verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözde dizi filmin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk düştü ve dizi sıyrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dizi felaket bölgeyi vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Pembe dizi bağımlısıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öncüler bir dizi engelin üstesinden geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Araştırmacıların çoğu, Tom'un teklifinin Mary'ye bir dizi yeni teklifler gelmesine neden olacağı kanısında.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek ayın baskısında yeni bir dizi başlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizi kanayan çocuklar da yok artık.
Translate from Türkisch to Englisch

O zamandan beri bir dizi talihsizlikler yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, toplantıda bir dizi sorun getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Jose düştü,fakat sadece dizi soyuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir dizi büyük ekonomik programlar başlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yaralı bir dizi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağrılı bir dizi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir dizi cinayet işledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Size bir dizi soru soracağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom pembe dizi izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizi politikası yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary dizi izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir dizi çarpık dişleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

On florin için, bir dizi pul gönderirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston bölgesinde bir dizi soygun olmuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıfır yerçekimi altında bir dizi deney gerçekleştirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dizi masa örtüsü ve peçete aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Kaliforniya Üniversitesinde Japon edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneş G tipi ana dizi yıldızıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat bir dizi karardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşam bir dizi tesadüften başka nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat bir dizi tesadüftür.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir pembe dizi yıldızıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.

Son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici dizi yokmuş gibi bir his var içimde.

İçimde son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici bir dizi yokmuş gibi bir his var.

TV'de aptalca bir dizi vardı.

Kovan mühimmat deposuna düştü ve bir dizi patlama yarattı.

Kabuk mühimmat depolarına düştü ve bir dizi patlamalar yarattı.

Tom, Mary'ye bir dizi anahtar verdi.

Bir tsunami, depremlerin veya denizaltı volkanik patlamalarının neden olduğu bir dizi dalgadır.

Kulağa pembe dizi gibi geliyor.

Dizi yayından kaldırıldı.

Breaking Bad en sevdiğim dizi.

Bir dizi affedilmez suç işledi.

Dizi izliyordum.

Yaşam bir dizi karardır.

Arka arkaya izlenesi bir dizi bu.

Bölümleri art arda izlemelik bir dizi bu.

Bir dizi şanssızlık yaşadım.

Bunu derhal bir dizi tutuklama izledi.

Dizi, on Aralık'ta sona erdi.

Hükümet ayrıca bir dizi skandal da atlattı.

Biz bir dizi çözümlenmemiş meseleyi devraldık.

Sendikalar, bir dizi grev yapılacağını duyurdu.

Dizi harika!

Bu olayı bir dizi soruşturma izledi.

Dizi final yapmış.

Annemin en sevdiği dizi yarın final yapıyor.

Dizi ne zaman final yaptı?

Seni en çok etkileyen dizi karakteri kim?

Mutlaka herkes izlemeli dediğin bir film ya da dizi var mı?

O dizi bu sezon çok bozdu.

İzlediğin ilk yabancı dizi hangisiydi?

Sence gelmiş geçmiş en iyi dizi hangisi?

Dizi ve filmlerdeki klişeleşmiş şive mizahını banal ve itici buluyorum.

Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.

Bu akşam annemle dizi izleyeceğim.

Bir dizi deprem bölgeyi sarstı.

Savaşın yıldönümü bir dizi etkinlikle onurlandırıldı.

Bu tür içeriğe sahip bir dizi e-posta aldım.

Dizi mi izliyorsun?

Bu benim çok izlediğim bir dizi.

Şu sıralar izlediğin bir dizi veya film var mı?

Karda bir dizi ayak izi buldu.

Gündüzleri Türkçe çalışıyor, geceleri ise dizi izliyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch