Lernen Sie, wie man doğma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Küçük erkek kardeşim anadan doğma vaziyette oturma odasına koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadan doğma çıplaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, anadan doğma çıplaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğma büyüme İngilizim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali doğma büyüme İstanbullu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami doğma büyüme Müslüman'dı.
Translate from Türkisch to Englisch
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakın doğma çocuk, bu hayat seni de harcar.
Translate from Türkisch to Englisch