Lernen Sie, wie man dolaşan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Yan odada dolaşan birini duyuyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketin iflas edeceği hakkında dolaşan bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dolaşan bir şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortalıkta dolaşan söylentiler var.
Translate from Türkisch to Englisch
Odada dolaşan nedir? -Bir fare, ya da başka bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yeni bir iş bulduğu konusunda dolaşan bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'yi sevdiğine dair dolaşan bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortada ikinizin çıktığına dair dolaşan bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sık sık okuyan ve sık sık dolaşan çok görür ve çok bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkatli ol. Sokaklarda dolaşan çete üyeleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami otoparkta dolaşan bir adam gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, terk edilmiş evin etrafında dolaşan bir hayalet gördüğünü söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Takım elbiseli insanların başarılı olduğunu düşünebilirsin ama onlar bile pijama ile dolaşan patronları için çalışırlar.
Translate from Türkisch to Englisch