Lernen Sie, wie man dolabı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yatak odasında büyük bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her öğrencinin kilitli bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dosya dolabı çekmeceleri açıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu Tom'un dolabı.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizcesi "Ferris wheel" olan dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Adını onu yapan George Washington Gale Ferris Jr.'dan almıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslında, dolabı kapalı tutarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dolabı açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten dolabı kapalı tutarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ceketini asmak için dolabı açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yarışmalarda kazandığı kupalarla dolu bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kullanabilmen için bu dolabı boşaltacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dolabı bu anahtarla aç.
Translate from Türkisch to Englisch
Odamın büyük bir dolabı var?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dolabı açtı ve ceketini astı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir buz dolabı satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu dolabı temizle.
Translate from Türkisch to Englisch
Dönme dolabı kimin icat ettiğini biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Soldaki dolabı aç. Şişeler orada.
Translate from Türkisch to Englisch
Soldaki dolabı açın. O, şişelerin olduğu yerde.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dolabı temizlerken bazı eski aile fotoğraflarına rastladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un odasında büyük bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Malzeme dolabı nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Dolabı açtım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok erkeğin de gömme dolabı vardır. Onlar için bu yerlerdir!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dolabı ihtiyacı olmadığı şeylerle dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dolabı ihtiyaç duymadığı eşyalarla dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin bir gömme dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her öğrencinin kendi kilitli dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin dolabı benimkinin yanındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatak odamda parfüm ve kolonyalarımı koyduğum bir ıtriyat dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski buzdolabımı fişe takmadan erzak dolabı olarak kullanmaya devam ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch