Lernen Sie, wie man dolusu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Tom, bir kucak dolusu kitap taşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir avuç dolusu insan gerçeği biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kovalar dolusu su taşıdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kucak dolusu posta taşıyarak ofise girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eğildi ve bir avuç dolusu kum aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kucak dolusu çamaşırla odaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tahıl bulamacı kutusunu dolaptan çıkardı ve kendisine bir kase dolusu koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kucak dolusu sevgiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanına bir matara dolusu su almalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adam katırına çuvallar dolusu kum yükledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eve kendi topladığı bir sepet dolusu erik getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim bir ev dolusu misafirimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sepet dolusu mantar hasat etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Az önce bir tabak dolusu kruvasan yedim. Şimdi tokum.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte başka bir otobüs dolusu turist geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Winston bir kitap satın almak istemiyor, çünkü zaten birçok sandık dolusu kitabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün üç kez bir lavabo dolusu bulaşık yıkadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunların ilki bir stadyum dolusu bilet satmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch