Lernen Sie, wie man don in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece don olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çİmin üzerinde don var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah ağır bir don vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Don bütün çiçekleri öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Don ürünlere çok zarar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, don ile buz arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Geceki don ağaçlara büyük zarar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom paçalı don giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiçekler don yüzünden çürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokakta çok şitdetli bir don var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek hafta don olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Don, mahsulü mahvedecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah kalın bir don katmanı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona dikkat et. O bir Don Juan.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uzun paçalı don giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Yüzyıllık Yalnızlık" İspanyol edebiyatının "Don Kişot"tan bu yana en önemli eseri sayılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada en tuzlu su Antartika'da Don Juan Pond adında küçük bir gölde bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Don artarken kalp ısınır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah çimlerin üzerinde don var.
Translate from Türkisch to Englisch
Alışmadık götte don durmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğmadık çocuğa don biçilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğmamış çocuğa don biçilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Don Kişot olmak için yola çıkan pek çok insan evine Sanço Panza olarak döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız gövdesi gibi sıfatlar yakıştırılabilir. Şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan Don Kişot'a benzetebilirsiniz beni. Yalnız onunla bir fark var aramda: Ben kendimi Don Kişot sanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ektiğim domatesleri don vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalsın o don ıslak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali, Don Kişot gibi yel değirmenleriyle savaşan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Cep delindi, don delindi, ne güzel vatandaşın havadar her yeri.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerde don vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
''Don, eğer gerçek bir ruhsal arayış içindeysen, çeşitli inanç sistemlerini de öğrenmelisin sadece birini değil.'' ''Bende tam olarak öyle yapıyorum,Frank''
Translate from Türkisch to Englisch