Lernen Sie, wie man durgun in einem Türkisch Satz verwendet. Über 16 handverlesene Beispiele.
O durgun bir öğrenci.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane durgun bir hafta sonu geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Durgun sular derin akar.
Translate from Türkisch to Englisch
Durgun olan çocuk bir hayal dünyasında yaşamaya daha meyillidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Borsa ciddi biçimde durgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok durgun kal.
Translate from Türkisch to Englisch
Oldukça durgun kal.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece durgun kal.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durgun oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durgun kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şu anki görevinde durgun ve takdir edilmemiş hissettiğinden dolayı yeni iş teklifi hakkında heyecanlıydı fakat patronuna ayrılmayı düşündüğünü söylediğinde patronu ona eğer kalırsa bir terfi ve zammın yakında olduğunu söyledi bu yüzden Tom'u ne yapacağı konusunda ikilem içinde bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Durgun su içmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Konut piyasası durgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz bir köpekten ve durgun bir sudan sakının.
Translate from Türkisch to Englisch
Bölge durgun bir dönem yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch