Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "duruma"

Lernen Sie, wie man duruma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O bulunduğu duruma kendini alıştıramaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma çok üzüldük.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hiçbir zaman duruma hakim değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuşman duruma uygundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun konuşması duruma çok uygun değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni bulunduğum duruma getiren sensin.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni bu duruma getiren babamdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma bağlı olarak; bazen öyledir, bazen değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma göre davranalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma ciddi olarak bakıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma ciddi olarak bakıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz duruma ciddi olarak baktık.
Translate from Türkisch to Englisch

O duruma zaten aşinayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma nasıl düştük?
Translate from Türkisch to Englisch

İyilik yapılacak duruma getirip iyilik yapacaksan hiç yapma!
Translate from Türkisch to Englisch

O kendini kötü,zor bir duruma düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma daha fazla seyirci kalamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma çok kez düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma daha önce de düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni duruma hızlıca uyum sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizi soktuğun duruma bak aptal herif.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugünkü duruma bizi sen soktun, senin işleri yürütme yeteneğin zayıf.
Translate from Türkisch to Englisch

Yardım edebilmen için yardım edilecek duruma düşürmen lazım, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketin sahibiyim. Bulunduğum duruma bak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma katlanamayan delikanlı, Müslümanlığı kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bu duruma razıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Önce, duruma bakalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında emin değilim. Duruma göre değişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda pek emin değilim. Sanırım duruma bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

"Bana bir iyilik yapar mısın?" "Duruma göre değişir."
Translate from Türkisch to Englisch

O, duruma alışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu duruma alışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, o duruma alışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, o tür duruma alışkındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o tür duruma alışkın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendini komik duruma düşürme!
Translate from Türkisch to Englisch

Kendini gülünç duruma düşürme.
Translate from Türkisch to Englisch

Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yavaş yavaş yeni duruma alışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeni duruma kademeli olarak alışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işi gitgide daha kötü bir duruma geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duruma kaç kişinin dayanacağını bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketi bugün bulunduğu duruma Tom Jackson getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma göre hareket edelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Duruma göre değişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendini bu duruma düşürmemen gerektiğini bilmeliydin.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun söylediği bu duruma uygun düşmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin yüzünden bu duruma düştük.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin yaşında böyle giyersen kendini komik duruma düşürürsün.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle zor bir duruma nasıl girdin?

O duruma bu kural uygulanamaz.

Öyle bir duruma düşürülmek istemiyorum.

Tom bu tür duruma alışkındır.

Duruma bağlıdır.

Tom kendini zor bir duruma sokuyor.

Ben sadece duruma göre hareket ediyorum.

Beni garip bir duruma koyuyorsun.

Tom duruma alışkındır.

Ailen kendini gülünç duruma düşürdü.

Kendini gülünç duruma düşürmeyi bırak. Herkes sana gülüyor.

Kural bu duruma uygulanamaz.

Yeni duruma çabuk alıştı.

Eğer bir şey olursa, sadece duruma göre hareket ederim.

Zor duruma düşmek istemiyorum.

Tom başarılı bir biçimde tüm eyaletteki oyların yaklaşık yüzde sekseninin desteğini alacak duruma erişti.

Duruma yardım ettiğini gerçekten sanmıyorum.

Tehlikeli bir duruma rastladın.

CEO'nun işbirliği yapma konusundaki isteksizliği bizi zor duruma soktu.

Tom her yıl daha iyi duruma geldi.

Böyle bir duruma göz yummayacağım.

Bu duruma nasıl göz yumabilirsin?

Bu duruma başka bir çıkar yol bulmamız şart.

Daha iyi duruma gelebiliriz.

Bu duruma nasıl geldin?

Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.

Beni zor duruma sokuyorsun.

Gerçekten bu aşağılık duruma düşmemiş olanların, isteyerek başlarına yabancı bir efendi getirmeleri hiç düşünülemez.

Kendinizi komik duruma düşürmekten vazgeçin.

Kendinizi utanılacak duruma düşürmeyin.

Kart sınırında olan Ali, Yıldızspor maçında cezalı duruma düşmemek için bu maç ürkek oynadı.

Duruma göre hareket ediyor sayılırız.

Komik duruma düşmeye alışık değilim.

Beyzbol maçının sabit bir süresi yok. Duruma göre 1 saat de sürebilir, 8 saat de.

O duruma zaten alışığım.

Atılacak adımlar şekillenecek duruma göre belirlenmelidir.

Ali dördüncü sarı kartını görerek cezalı duruma düştü.

Hiç doğal olmayan bir duruma karşı kendinizi ikna ediyorsunuz.

O, duruma hızlı bir şekilde uyum sağladı.

Duruma adapte olmalısın.

Kosova'da bu duruma karışık tepkiler geldi.

Çok sayıda blogcu da duruma ağırlığını koydu.

Berişa komşu Kosova'daki duruma da değindi.

Bu da duruma siyasi bir açı getirmiyor mu?

Ancak bazı uzmanlar duruma şüpheyle yaklaşıyor.

Ancak bazıları duruma şüpheyle yaklaşıyor.

Seçimlerden sonraki duruma ilişkin bilgileriniz ne yönde?

Bu duruma hazırlıklı değildik.

Bu üzücü duruma neden olan olayları uygun bir dille açıklamaya çalıştım.

Duruma bakıp öyle karar vereceğim.

Çalışır duruma getirmemiz gerekiyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch