Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "durumunda"

Lernen Sie, wie man durumunda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.

Bir deprem durumunda, gazı kapatın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, çanı çal.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda bu camı kır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, 119'u çevir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, bu düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda 119'u tuşlamanız gerekmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yangın durumunda, bu acil merdivenini kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yangın durumunda, merdivenleri kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, 119'u arayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda itfaiyeyi ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, bu camı kır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, butona basın.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Hokkaido kısmı hâlâ doğal durumunda duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana kızmış olabilirsin fakat beni herkese rezil etmek durumunda değildin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda bu çıkışı kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda bu çıkışı kullan.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza durumunda, hangi numarayı aramalıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan, panik durumunda filogenetik köklerine döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, yaptıklarının sonuçlarını yaşamak durumunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un durumunda olsan ne yaparsın?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne diye sana yalan söylemek durumunda kalayım ki?
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, zili çal.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, butona bas.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir güçlük durumunda bizi arayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeye ihtiyacın olması durumunda müsaitim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, hemen 119'u aramanız gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların durumunda, bu ilk görüşte aşktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda, asansör kullanmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Durumunda değişiklik olursa haber verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kazanması durumunda ne olacağı konusunda endişeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir şey olması durumunda çocuklarımla ilgilenmenizi istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, nasıl kaçtığını açıklamak durumunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın durumunda flütümü kaparım ve kaçarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Tom onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçekler şimdi en iyi durumunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve geç dönmek durumunda kalabilirim. Bu durumda, seni arayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeyin yanlış gitmesi durumunda lütfen benim çocuklarıma bak.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben her zaman sorun durumunda hep yanında olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sorun olması durumunda her zaman ona güvenirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Talihsizlik durumunda kutlamalar en iyisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir zombi kıyameti durumunda ne yapardın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu arada, onun gelmesi durumunda, beni beklemesine izin verin.

Geç kalmam durumunda beni beklemek zorunda değilsin.

Sami mali durumunda bir sorun tespit etti.

İmza vermek durumunda bırakıldım.

Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.

Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.

Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?

Tom bunu yapmaması durumunda işten atılır.

Tom herkesin şamaroğlanı durumunda.

Mladiç şimdilik hala kaçak durumunda.

Bunlara ek olarak ülkenin ekonomik durumunda bir değişiklik olacağını düşünüyor musunuz?

Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.

WhatsApp durumunda ne yazıyor?

Tedaviyi reddetme hakkınız her zaman var, ama tercihinizin bu olması durumunda yaşanabilecek olası sonuçlarla ilgili açıklama yapmak durumundayım.

Özel hastaneye acil kapısından giriş yapılması durumunda devlet sigortası kapsamına giriyormuş sanırım.

Maaşı düşük, dolayısıyla ek işler almak durumunda.

Farklı taşlar olması durumunda, oyuncu, taş veya taş gibi rakibin en çok damasını vuracak hamleyi seçmelidir.

Bu kursu başarılı bir şekilde tamamlamanız durumunda Python programlama dilini etkili bir şekilde kullanabiliyor olacaksınız.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch