Lernen Sie, wie man duyarlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 47 handverlesene Beispiele.
Adam ölüm cezasına karşı duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eleştiriye çok duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eleştiriye karşı çok duyarlı olma.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir İngiliz olarak, o, İngiliz ve Amerikan kullanımı arasındaki farklara özellikle duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece duyarlı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yaşayan türlerin en güçlüsü değil, en zekisi değil fakat değişmek için en duyarlı olanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar duyarlı kızlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok duyarlı bir cildim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok duyarlı bir adamsın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok duyarlı bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son derece duyarlı biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Duyarlı ol!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kadının en duyarlı organı klitoristir.
Translate from Türkisch to Englisch
Laktoza duyarlı olduğunu neden bana söylemedin?
Translate from Türkisch to Englisch
Senin ihtiyaçlarına duyarlı olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha duyarlı olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom soğuğa karşı duyarlı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duyarlı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok duyarlı davranıyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duyarlı davranıyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayvanlara saygı gösterelim çünkü onlar duyarlı varlıklardır.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar duyarlı yaratıklardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ısıya duyarlı olduğum gibi, yaz aylarında klima olmadan rahatça yaşayamam.
Translate from Türkisch to Englisch
O utangaç, güvensiz, aşırı duyarlı bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz koyu tenli insanlardan daha kolayca yanan mavi gözlü kırmızı saçlı kimselerin güneş ışığına karşı duyarlı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Her duyarlı yaratık şefkati hak ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O genç, duyarlı bir delikanlı.
Translate from Türkisch to Englisch
O genç, duyarlı bir ergen.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben aksine duyarlı bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten ısıya duyarlı ve ben soğuğa duyarlıyım. Yatak odamız hakkında ne yapmalıyız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom laktoza duyarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O onların duyarlı varlıklar olmadıklarını düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Duyarlı bir varlık olduğumu nasıl biliyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Duyarlı bir varlık olduğunu nasıl biliyorum?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu duyarlı bir varlık, tıpkı senin gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami çok duyarlı bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar bana tembel diyordu, ama şimdi birden duyarlı vatandaş oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Acı çekmek büyük bir zekâ ve duyarlı bir kalbe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Acı çekmek büyük bir zeka ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu derece duyarlı olma.
Translate from Türkisch to Englisch
Her politikacı toplumun taleplerine duyarlı olmak zorundadır, yoksa esnekliğini yitirip doğru olmayan kararlar alabilir.
O kadar sevimli, iyi yürekli ve duyarlı bir kıza ben hâlâ rastlamadım.