Lernen Sie, wie man eğilimli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.
Tom'un güzel şekilde Fransızcayı nasıl konuşacağına eğilimli olduğundan şüphe ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayrıntılara girmek için eğilimli görünmüyordu ve ben zaten bütün detayları gerçekten bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şiddete eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
O geç kalmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, öğrencilerin yapmaya eğilimli olduğu bir hata.
Translate from Türkisch to Englisch
Para açısından her şeyi düşünmeye eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom intihara eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım üşütmeye eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu intihara eğilimli olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşımın karanlık ve intihara eğilimli düşünceleri var ve ona nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalan söylemeye eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuğumun uyuşturucu almaya eğilimli olabileceğinden korkuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom toplantılara geç kalmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom randevularına geç kalmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkesini kaybetmeye eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary her zaman sol eğilimli olmuştur, ama o Sol Parti için mecliste bir koltuğa sahip olduğundan beri, o, radikal kapitalizm eleştirisi ile bir medya yıldızı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebeğiniz pişiklere eğilimli ise, bebeğinizin altını temizledikten sonra bebek bezi kremi, toz veya vazelin uygulamak isteyebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım onun intihara eğilimli olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yurt dışında yaşarken çeşitli tuhaf gelenekleri görmeye eğilimli olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom unutmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geç kalmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar şiddete eğilimli suçlular.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini intihara eğilimli mi hissediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmaya eğilimli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geç kalmaya eğilimli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kendi kendine zarar vermeye eğilimli bir yanı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Abartmaya eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tembelliğe eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin Tom'un intihara eğilimli olduğundan hiç haberi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık ki insanlar şiddete fazla eğilimli.
Translate from Türkisch to Englisch
Farkında olmasalar da aşırı sürat tutkusu olan insanların ruhlarının derinliklerinde intihara eğilimli bir yan olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Unutma; başını derde sokmak yok, ki buna çok eğilimli biri olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch