Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "eğitim"

Lernen Sie, wie man eğitim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, yurt dışında eğitim aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt dışında eğitim görmekteyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim evde başlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyadaki eğitim beni hayal kırıklığına uğratıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek yıl yurt dışında eğitim almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Okulu bitirdikten sonra yurtdışında eğitim yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yurtdışında eğitim yapmaya gitmemesinin nedeni budur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, para sayesinde yurtdışında eğitim yapabildim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Şu andaki eğitim sisteminde hangi eksikliği bulabilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch

O, babasından daha iyi bir eğitim aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kuşların uçma şekli üzerine eğitim yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim oturumunun 16:00'da başlaması planlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyon önemli bir kültür kaynağı olabilir, ve eğitim yayınlarına birçok okulda değer verilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, oğlunu iyi bir eğitim ile donatmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill, annesi bir hemşire olmak için eğitim alırken, büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün hiç eğitim görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hiçbir şey için yurtdışında eğitim görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yurtdışında eğitim almak için part-time çalışmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yurtdışında eğitim yapabilmek için çok çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yurtdışında eğitim alma amacına ulaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir özel eğitim öğretmeni idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlumun yurtdışında eğitim görmesine karşı geliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom az örgün eğitim aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom eğitim için fazla zaman harcamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un canı eğitim yapmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom henüz bisiklete çok iyi binemiyor, bu yüzden onun bisikletinin eğitim tekerlekleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iki yıllığına yurt dışında eğitim görme ayrıcalığına sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulusal Eğitim Bilgi Merkezi Mesleği bırakan öğretmenler geri döndüklerinden dolayı tahmin edilen bir öğretmen açığının sonuç vermeyeceğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dönem güçlükle eğitim yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir bakan olmak için eğitim görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben okulda eğitim görüyorum.

O şimdi eğitim görüyor.

O şimdi eğitim yapıyor.

Burada eğitim görebilirsiniz.

Yurt dışında eğitim yapmak istiyorum.

O zaman eğitim görmüyordum.

Çok fazla eğitim yapamazsın.

Biz eğitim için okula gideriz.

Ford kötü eğitim gördü.

Oxford Üniversitesinde eğitim gördü.

Tom eğitim yapmayı sevmiyor.

Japonya'daki eğitim sistemi, Amerika'dakinden etkilenmiştir.

Onlar öğleden sonra eğitim görürler.

Onlar bugünlerde eğitim görüyorlar.

Kız kardeşim şimdi eğitim yapmıyor.

Sekizden on bire kadar eğitim görüyorum.

Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.

Burs onun yurt dışında eğitim yapmasını sağladı.

Hükümetin eğitim politikasına katılmıyorum.

O, yurt dışında eğitim gördü.

Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.

O, Belçika'da eğitim gördü.

O, fazla eğitim yapmadı.

Eğitim sisteminin daha fazla esnek olması gerekir.

Erkek kardeşim yurt dışında eğitim görmek istiyor.

Planım Avustralya'da eğitim yapmaktır.

Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.

Neredeyse hiç örgün eğitim almadı.

Eğitim kampından kaçtım.

İyi bir eğitim aldı.

Eğitim planımızın detaylarını konuştuk.

Bir devlet okulunda eğitim gördü.

Yurt dışında eğitim artık çok yaygın.

Ne tür eğitim almaktasın?

Onun dileği bir gün yurt dışında eğitim görmektir.

Çocuklarına iyi bir eğitim verdi.

İki gündür eğitim görmüyorum.

ABD'de eğitim gördü.

İngiltere'de iyi bir eğitim aldı.

Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.

Öğretmen beni yurt dışında eğitim için teşvik etti.

Eğitim için yurt dışına gitmeme nedeni odur.

En sevdiğiniz TV eğitim programı nedir?

O şimdi gelecek yıl yurt dışında eğitim yapmayı planlıyor.

Gelecek yıl Amerika'da eğitim yapmayı düşünüyorum.

Babam Amerika'da eğitim yapmama izin vermedi.

Bazı açılardan, eğitim bir hastalık gibidir: Onun üstesinden gelmelisin.

İyi bir eğitim.

Evde eğitim Almanya'da hâlâ yasaktır.

John bilişim sistemlerinde eğitim aldı ama bilgisayarlarla çalışmaz.

Eğitim ilerlemenin temsilcisidir.

Yurt dışında eğitim görüyorum.

Gerçekten de yurt dışında eğitim görmüş gibi konuşuyor.

Modern medeniyet bilim ve eğitim üzerine kurulmuştur.

Eğitim ve öğretimim ne zaman bitecek?

Oğlunun İngiltere'deki eğitim masraflarını karşılayacak paran vardı ama o gitmedi değil mi?

Doğduğum günden itibaren sizin hazırladığınız eğitim planınız çok acımasızdı.

Dün okula eğitim almaya gitti.

Bunun için eğitim gördüm.

Dünya eğitim sisteminde çocuklara bencillik değil paylaşım öğretilmeli.

Boston'da eğitim almak istiyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch