Lernen Sie, wie man eğlence in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispiele.
Biz boş eğlence için yaşamıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece eğlence için periyodik tabloyu ezberledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şarkı söylemek dürüst ve zevk veren bir eğlence, ama insan müstehcen şarkılar söylememeye veya dinlememeye dikkat etmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir eğlence parkına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence ve oyunlar bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence için hâlâ çok zamanım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu sadece eğlence için yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eğlence için onu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu eğlence amacıyla yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun eğlence hakkındaki fikirlerini ilginç buluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence başlasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalışma zamanı çalış, eğlence zamanı eğlen.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece eğlence başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece eğlence içindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün nereye gitmek istiyorsun? Eğlence parkına mı yoksa belki filme mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Müziğin olduğu yerde eğlence var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamara temizdi, yastık ve çarşaf kılıfları bembeyazdı. Eğlence programı harikaydı, palyaçolar ve genç kızlar çocukları eğlendirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir sürü eğlence, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence bittiğinde işe geri döneceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda eğlence için ne yaparsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir eğlence teknesi var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sao Paulo'daki büyük bir eğlence parkını ziyaret ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba: Kelime savaşlarını hiç duymuş muydunuz? Evet, biz eğlence için bunu yapıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence bir hafta sonraya ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce öğrenenlerin 'eğlence" ve 'eğlenceli' arasındaki farkı hatırlamaları önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailem ve ben eğlence dolu bir gün için sahile gidiyoruz, bu, yüzme, kabuk toplama, ve kumdan kaleler yapma gibi şeyler içerecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim eğlence hakkındaki fikrim değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz okul için öğrenmeyiz fakat eğlence için öğreniriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'ın odasında bir sürü stereo eğlence ekipmanı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırsal bölgede hiç eğlence yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence sağlanacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Müzik bir eğlence şeklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eğlence için dil öğreniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlence uzun sürmedi.
Pekala, bugün eğlence için ne yapalım.
Sana eğlence dolu bir Cadılar bayramı diliyorum.
Eğlence burada başlıyor.
Eğlence her yerde.
Tom'un gözleri eğlence ile parıldıyor.
Sadece eğlence için, ben teklifi kabul ettim.
Uygar Avrupa'da, boğalar eğlence için hala işkence edilip öldürülüyorlar.
Genel eğlence için bugün bir mini etek giyiyorum.
Boston'da insanlar eğlence için ne yaparlar?
Ben eğlence yerinde tutuklandım.
Sadece eğlence için okula gelme.
Bu sadece akılsızca yapılan eğlence.
Tom, kasabadaki tüm eğlence yerlerini bilir.
Filmler büyük bir eğlence.
Sirk ve gösteri eğlence ve kahkahalarla doludur.
Tom'u eğlence salonundan getireyim mi?
Ara sıra eğlence için tenis oynarım.
O eğlence gibi görünüyordu.
O bir eğlence oyunuydu.
O eğlence kısmı.
En sevdiğim eğlence kıyı boyunca gezmektir.
Eğlence için yaşayan yaratıkları öldürmemelisin.
İnternet, akılsız eğlence için harikadır.
İnternet akılsız eğlence için harika bir kaynaktır.
Onun gezegendeki eğlence, çok boyutlu yüksek matematik yapmak demekti.
Bazen eğlence sağlanır.
Tom'un onu eğlence olsun diye yaptığını düşündün mü?
Biz eğlence ve oyunlar için burada değiliz.
Müzik Tom'un hayattaki en büyük eğlence kaynağı ve muhtemelen de hep öyle kalacak.
Ben kalender meşrebim, güzel çirkin aramam. Gönlüme bir eğlence isterim olsun.
Yâr bana bir eğlence.
Yâr bana bir eğlence medet.
Eğlence için mi kaldın?
Eğlence olarak neler yapmayı seviyorsun?
Korsancılık, bir yerde ucuza eğlence demek.
Eğlence sabaha kadar sürdü.
Dünya hayatı oyun, eğlence ve oyalanmadan başka bir şey değildir.
O zaman eğlence başlayabilir!