Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "eğlenceli"

Lernen Sie, wie man eğlenceli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ben yüzmeyi eğlenceli buluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Cümleleri eklemeyi keşfettim, Tatoeba'da çevirmek diğerlerinden daha çok eğlenceli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinlemek çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yabancı insanlar eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yabani kuşları izlemek çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok eğlenceli iş.
Translate from Türkisch to Englisch

Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, John ve Mary ile kampa gitmenin eğlenceli olacağına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana eğlenceli bir kısa mesaj gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Taze karın üstünde kaymak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla olmak eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yelken sporuna gitmenin eğlenceli olacağını düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, çok eğlenceli olacağını düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konuşmak için Mary'yi eğlenceli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle partimizi daha eğlenceli yapmak için yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap, o kitaptan daha az eğlenceli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Garajı temizlemek çok eğlenceli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahilde arkadaşlarla birlikte zaman geçirmek çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana her ay gönderilen onun mektubunu okumak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun ne kadar eğlenceli olduğunu anlatamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşam eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok eğlenceli idi.
Translate from Türkisch to Englisch

TV izlemek eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tenis oynamak eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalmak eğlenceli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme benim için eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

O film eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onu çok eğlenceli buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Golf oynamak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Parti çok eğlenceli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Basketbol çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarışı izlemek eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz televizyonda eğlenceli bir program izledik.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce konuşmak eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çok eğlenceli parti için ev sahibine teşekkür etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaymak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çok eğlenceli gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunun eğlenceli olduğunu düşünmeyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyahatlara çıkmak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizinle olmak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce konuşmak çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Pek çok eğlenceli sihirli hileler bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaban kuşlarını izlemek çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bangi atlama korkutucu mu yoksa eğlenceli mi?

Film kitap kadar eğlenceli değildi.

Çocuklara eğlenceli bir hikaye okudu.

Çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattım.

O dağa tırmanmak çok eğlenceli.

Bu, çocuklar için eğlenceli bir program.

Yaşlı adam çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattı.

Tom eğlenceli değil.

Hiç eğlenceli değilsin.

Bu eğlenceli olabilir.

Eğlenceli olmalı.

O çok eğlenceli.

Eğlenceli bir geceydi.

O eğlenceli olacak.

Bu eğlenceli olmalı.

Bu çok eğlenceli.

O çok eğlenceli değildi.

Yaşam eğlenceli bir şey.

Eğlenceli gibi görünüyor.

Bu eğlenceli ve heyecan verici.

Denizde yüzmek eğlenceli.

Yüzmeyi eğlenceli bulurum.

Eğlenceli görünüyor.

Birlikte birkaç şarkı söylemenin eğlenceli olacağını düşündüm.

Sanırım bu eğlenceli.

Sanırım eğlenceli olacak.

Sanırım o eğlenceli.

Java öğrenmek çok eğlenceli.

Eğlenceli olacağını düşündüm.

Eğlenceli olduğunu düşünüyorum.

Tom'u oldukça eğlenceli buldum.

Tom onun eğlenceli olduğunu düşünmüyor.

Tom onu eğlenceli bulmadı.

Fransızca konuşmak eğlenceli.

Fransızca konuşmak çok eğlenceli.

Fransızca çalışıyor olmalıyım ama siz arkadaşlarla takılmak daha eğlenceli.

Tom'un geçen hafta sonu yaptığı bütün şeylerden, rüzgar sörfünün en eğlenceli olduğunu söylüyor.

Eğlenceli olacağını düşünüyorum.

Bu eğlenceli olmayacak mı?

O eğlenceli olmayacak.

O eğlenceli değil miydi?

Eğlenceli miydi?

Bu eğlenceli olacak.

Bu her zaman eğlenceli.

O eğlenceli görünüyor.

Gerçekten eğlenceli.

Eğlenceli olacak.

Eğlenceli değildi.

Bu eğlenceli değil mi?

Eğlenceli değil mi?

Tom eğlenceli mi?

Bugünün eğlenceli olacağını biliyordum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch