Lernen Sie, wie man eş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 82 handverlesene Beispiele.
İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir eş ile evlenen bir adam mutludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary birbirleri için mükemmel bir eş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom herkese Mary'nin bir gün birisi için iyi bir eş olacağını düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir eş olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir eş yapacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
o, iyi bir eş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona iyi bir eş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Small ve little kelimeleri eş anlamlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ne kadar sıkça eş anlamlı olarak kullanılsalar da; kibir ve gurur farklı şeylerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kadın eş yüksek fiyatlardan şikayetçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlum için iyi bir eş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka bir ifadeyle, iyi bir eş oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlu genç eş onunla ilgili bir şeyden şüphelenmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kız kardeşi mükemmel bir eş ve annedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir eş istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Eş cinsel evliliği yasal olmalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu seviyorum ama o bir eş cinsel.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Hristiyan olabilir misin ve aynı zamanda eş cinsel evliliği destekleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
"Eş anlamlı" için başka bir sözcük var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi ve sadık bir eş.
Translate from Türkisch to Englisch
İdeal eş bir hamamböceği gibidir, onu sadece geceleri ya da mutfakta görebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz iyi bir eş olursunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
O harika bir eş ve anne.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun için uygun bir eş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirmeye gelince, hiç kimse Mary'ye eş değerde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Nasıl iyi bir anne ve eş olunur emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim için iyi bir eş olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ders başlamadan önce sana sarılmak istedim ama bir eş cinsel gibi görünmek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim için iyi bir eş olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un eş cinsel olduğunu bilmiyor muydun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sonunda tuvaletten çıkmaya karar verdiğinde herkes zaten onun bir eş cinsel olduğunu biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana göre eş mi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
"Zıt anlamlı" sözcüğü "eş anlamlı" sözcüğünün zıt anlamlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi yemek, çok yemekle eş anlamlı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaygın kullanımda "spirit" ve "soul" sık sık eş anlamlıdırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çirkin bir bayan eş bahçenin etrafındaki iyi bir çit gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz arkadaş değiliz. Biz eş dostuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz olabilen bir bayan eş Tanrının bir armağanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Jill bir eş olarak mutlu olduğunu söylüyor ama bazen öyle düşünmezsin.
Önceki eş bir eski eştir.
Eş cinsel çiftler evlenebilmeli.
Mary şefkatli bir eş ve annedir.
Vicdan azabı ve pişmanlık eş anlamlı değildir.
Fransızca dili eş anlamlı sözcüklerce zengindir.
Bir eş ve çocuk istiyorum ve bu nedenle bana bir ev lazım.
Onların birbirleri için mükemmel bir eş olacağını düşünüyorum.
O şefkatli bir eş ve anneydi.
Kötü bir eş kocasını bir gemi enkazına dönüştürür.
Onun hayali eş zamanlı bir çevirmen olmak.
Bir anne, bir eş ve bir avukat olmayı nasıl dengeliyorsun?
Mary bir eş ve bir anne olmak istedi.
Onlar birbirleri için mükemmel bir eş.
Leyla eş ve anne olmak istedi.
Fadıl yeni bir eş bulmak için internete geri döndü.
Fadıl eş değil bir sevgili istedi.
Fadıl'ın hayatında eksik bir şey vardı: bir eş.
Eş anlamlı sözcüğünün eşanlamlısı nedir?
Tom bir eş arıyor.
Gerçek aşk mükemmel bir eş bulmak değildir, mükemmel olmayanı mükemmel görmektir.
Sami bir eş değil sevgili istiyordu.
Eş anlamlılar nerede?
Hepinizin Ramazan bayramını kutlarım. Aileleriniz ve eş dostunuz ile birlikte bu üç günü keyifle geçirmeniz dileğimle.
Sami Leyla'yı ideal Müslüman bir eş olarak görüyordu.
Eş zamanlı olarak üç dil öğreniyorum ve kafam karışmıyor.
İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var; sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz. Dünyada taşınacak bir kuru başınız var, onu da hangi diyar olsa götürürsünüz.
Çünkü göklerde RAB'be kim eş koşulur? Kim benzer RAB'be ilahi varlıklar arasında?
Berber sadakati, birçok erkekte eş sadakati kadar güçlüdür.
Farklı çaplarda iki eş merkezli daire çizin.
Her anne kızının kendisinden daha iyi bir koca bulacağını umar ve oğlunun asla babası kadar iyi bir eş bulamayacağına inanır.
Bu kelimenin eş anlamlısını bilmiyorum.
Bana bu kelimenin eş anlamlısını bul.
Bana bu kelimenin eş anlamlısını bulun.
Bu kelimenin eş anlamlılarını bilseydik harika olurdu.
Her kelimenin bir veya iki eş anlamlısı vardır.
Her sözcüğün bir ya da iki eş anlamlısı vardır.
Bunlar eş anlamlı.
Bunlar eş sesli.