Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "eşi"

Lernen Sie, wie man eşi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 88 handverlesene Beispiele.

Eşi, bir baca gibi sigara içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Petro ve eşi çocuklarımı çok seviyor; ben de onunkileri çok seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi ameliyatta iken, ben ona eşlik ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tim'in eşi ona onu Paris'e götürmesi için ısrar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

John Oxford Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı profesörü ve eşi Fransız.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer gerçeği bilseydi, Tom'un eşi muhtemelen onu terk ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Lord Ashburton'ın Amerikalı bir eşi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

John, eşi ile şiddetli bir tartışma yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu eşi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O onun şimdiki eşi.
Translate from Türkisch to Englisch

O sık sık eşi ile tartışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şimdi John'un eski eşi ile evlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom herkesin önünde eşi ile asla tartışmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşimin dul eşi yeniden evlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu Tom'un eşi mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun eşi ondan kaç yaş küçük dokuz mu on üç mü yoksa on dört mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin eşi kendine güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin eşi veya partneri kendine güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayalim devlet başkanının eşi olmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eşi Mary'nin eşini tanımıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kez seks yaptık ve onun eşi öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl durum eşi görülmemiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eşi nasıl biri?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir eşi ve küçük bir çocuğu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi bile onun neden öldüğünü bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun eşi belediye binasında çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi daha yeni doğum yapmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eşi az önce öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çorabın eşi nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eşi ile hiç tanışmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir eşi ve üç yaşında bir kızı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin ruh eşi olduğunu ve birbirleri için yaratıldıklarını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam eşi için güzel güller almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam eşi için güzel güller alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yeni eşi hakkında duyduğuna eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Kanadalı bir eşi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye başkanı ve eşi misafirler arasındaydı.

Tom eşi Mary'yi bir özel dedektife izletti.

Mary Tom'un eşi değil.

Fiyat sıçramasının eşi benzeri görülmemişti.

Eşi eve gelince Ali yemek hazırladı.

Fadıl'ın ihanetinin bir kadın eşi deli etmesi gerekir.

Onun eşi bir Alman.

Tom'un üçüncü eşi 2013'te öldü.

Tom'un üçüncü eşi Boston'lu.

Tom eşi ile Boston'a taşındı.

Sami'nin eşi ondan çok içtiği için ayrıldı.

Tom'un eski eşi ve Mary'nin eski kocası evlendi.

Bu, eşi görülmemiş değil.

Tom, eşi ve üç çocuğuyla Avustralya'da yaşıyor.

Leyla'nın eşi vefat etti.

Leyla'nın erkek arkadaşı, onun eşi oldu.

Tom'un üç eski eşi var.

Bu Tom'un eşi değil mi?

Eşi ölünce başka bir kadınla evlenmedi.

Bu sandalyenin bir eşi daha yok.

Tom'un eşi öğretmendir.

Ayakkabının diğer eşi nerede?

Bu, yıllarla beraber eşi benzeri görülmemiş bir ölçeğe erişti.

Eşi ikinci çocuklarına gebe.

Tom ve eşi kimyayı sever.

Eşi, oğlu ve torunuysa ağır yaralandı.

Librescu geride eşi Marlena ve iki oğul bıraktı.

Kelmendi'nin eşi Makbule iyimser görüşe sahip.

Yeni lidere eşi ve on sekiz yaşındaki kızı eşlik etti.

Lajiç'in eşi de iş ihtiyacını vurguluyor.

Erdoğan'ın eşi de türban takıyor.

Mary, Tom Jackson'un vitrin eşi.

Evlendikten sonra eşi işinden ayrılıp ev hanımı oldu.

Anahtarını evde unutunca eşi gelene kadar kapıda kaldı.

Eşi için ikinci bir araba aldı.

Judy eşi benzeri görülmemiş derecede zeki bir öğrenciydi.

Merhum eşi piyanistti.

Onun bir eşi ve çocukları var.

Hamas, İsrail'e eşi benzeri görülmemiş koordine bir saldırı düzenledi.

Hamas, İsrail'i eşi benzeri görülmemiş derecede küçük düşürdü.

Futbol yıldızı David Beckham ile eşi Victoria, Asya'daki tanıtım turlarının ikinci ayağı için Tayland'taki Bangkok'a gittiler.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch