Lernen Sie, wie man eşlik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Eşi ameliyatta iken, ben ona eşlik ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana piyanoda eşlik edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bifteğe çoğu zaman kırmızı şarap eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O ördeğe eşlik edecek bir kızılcık sosu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kız arkadaşı tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Size havaalanına kadar eşlik edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
İstasyona kadar size eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Havaalanına kadar size eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona eşlik edecek hiç kimsesi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom etkinlikte Mary'ye eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gitarda Mary'ye eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim, ona piyanoda eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
John konsere kadar Mary'ye eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Eve kadar size eşlik edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yürüyüşte ona eşlik ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
İçerken bana eşlik eder misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, Japonya'ya kadar ona eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona teyzesi tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona karısı tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoda ona eşlik ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana piyanoda eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolculukta ona eşlik ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona piyanoda eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O, partiye kadar ona eşlik etmemi önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben size eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürüyüşünüzde size eşlik edebilir miyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesi tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güçlü rüzgarlar yağmura eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hastaneye kadar bana eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Karısı ona piyanoda eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuğa ebeveynleri tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoda şarkıcıya eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesinden kendisine eşlik etmesini rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye kapısına kadar eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye asansöre kadar eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye kapıya kadar eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
İstasyona kadar sana eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana eşlik eder misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çocuklar okula giderken eşlik edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana eşlik et.
Translate from Türkisch to Englisch
Size eşlik edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürüyüşünüzde size eşlik edebilir miyiz?
Translate from Türkisch to Englisch
Rüzgar yağmura eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle kızarmış bifteğe Yorkshire pudingi eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adama her zaman torunu eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel ve bana eşlik et.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize eşlik etmek için buyurun.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis Tom'a odadan çıkmasına eşlik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç çifte bir hastabakıcı tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki haftaki konser için bana eşlik eder misin?
Hastaneye kadar size eşlik edeceğim.
Bana eşlik edecek birini bulamadım, bu yüzden oraya yalnız gittim.
Tom, Mary'den ona eşlik etmesini istiyor.
Yeme ve içmede çömlekler bize daima eşlik etti.
Çocuklara okula kadar eşlik ettiler.
Okula kadar çocuklara eşlik ettiler.
Tom'a eşlik etmeni istiyorum.
Size barda eşlik edeceğiz.
Yalnız kalmak istemiyorsanız size eşlik edebilirim.
Yalnız olmak istemiyorsan sana eşlik edebilirim.
Tom ve Mary eve kadar bana eşlik etti.
Eve kadar sana eşlik edebilir miyim?
Eve kadar sana eşlik edeyim mi?
Tom Mary'ye eve kadar eşlik etti.
Sana okula kadar eşlik edeceğimi düşündüm.
Tom Mary'ye ofisine kadar eşlik etti.
Tom ve Mary'ye eşlik etmemi ister misin?
Tom bana eşlik etti.
Tom size eşlik edecek.
Taeko'nun korktuğundan ve Yuri'yi kendine eşlik ettirmeye çalıştığından eminim.
Eşlik etmemin bir sakıncası var mı?
Tom bana piyanoda eşlik etti.
Söylediğin şarkılardan herhangi birini bilmiyordum bu yüzden eşlik edemedim.
Bana eşlik etmeyecek misin?
Onlar çocukların okula gitmesi için eşlik ediyor.
Tom parti için Mary'ye eşlik etti.
Evcil hayvanlar sadece bize eşlik etmekten daha fazlasını sunar.
Uyanmama yardım etti ve bana hastaneye kadar eşlik etti.
Şarkıya eşlik et.
Şimşek genellikle gök gürültüsüne eşlik eder.
Ebeveynler çocuklarına eşlik etmeliler.
Tom şarkıya eşlik etmeye başladı.
Bana eşlik etmeni istiyorum.
Lütfen size eve kadar eşlik etmeme izin verin.
Sana eşlik edeceğim.
Ben onlara eşlik etmeni isterim.
Ona eşlik etmeni isterim.
Tom Jackson, ABD polis müdürü, mahkumlara devlet cezaevine kadar eşlik etti.
Oraya kadar bana eşlik eder misin lütfen?
Tom Mary'ye onun ebeveynlerinin evine kadar eşlik etti.
Balığa normalde beyaz şarap eşlik eder.
Sen de eşlik edebilirsin.
Eşlik eder misin?
Akşam yemeğinde bize eşlik ederseniz harika olur.
O, arkadaşına konsere kadar eşlik etti.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.
Onlar çocuklara okula kadar eşlik etmeyecek.