Lernen Sie, wie man ehliyet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Mademki on sekiz yaşındasın, ehliyet alabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda bir ehliyet aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana neden bir ehliyet almaya çabalamadığımı sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ehliyet almak için henüz yeterince yaşlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ehliyet almak için yeterince yaşlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ehliyet almak için henüz yeterince büyük değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ehliyet almak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden ehliyet almama izin vermedin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom otuz yaşına kadar ehliyet almadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ehliyet alacak kadar yaşlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ehliyet alamayacak kadar çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şimdiye kadar bir ehliyet alacağını düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ehliyet almak için yeterince yaşlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ehliyet sınavını geçip geçmediğini bize söyleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet almak için yeterince yaşlı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom henüz bir ehliyet almak için yeterince yaşlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ne zaman ehliyet aldığını bana söyleyebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ehliyet almak beni mutlu ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet ve ruhsat, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ehliyet almak istediğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bir ehliyet almak istediğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet almak için halen çok küçüksün..
Translate from Türkisch to Englisch
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ehliyet almak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet almak için çok gençsin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet almak için hâlâ çok gençsin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet alacak kadar büyük değilsin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda ehliyet aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Başımıza ehliyet ve kimlik kontrolünden sonra şimdi bir de maske kontrolü çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyet ruhsat.
Translate from Türkisch to Englisch
"Sen alkollü müsün? Çıkar bakalım ehliyet ruhsatı." "Ne memuru alkol bey?"
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni ehliyet başvurusu yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch