Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "el"

Lernen Sie, wie man el in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Başmühendis, asistanı ile el ele araştırma yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir el diğerini yıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

John ve Mary'nin el ele yürüyüşünü izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Amcamın el yazısını okumak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

El yazın benimkine benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem iyi bir el yazısına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Darbeyle ilgili sadece ikinci el bilgiye sahibiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ikinci el araç satılıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ikinci el araç yeni kadar iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ikinci el arabanın fiyatı makul.
Translate from Türkisch to Englisch

Cumaya kadar el yazmasını tamamlayabilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

El sanatının giysisi olmalı, ama gerçek çıplak gitmeyi seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok iyi bir el yazın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Anaokulu çocukları parkta el ele yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane'in beş el çantası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Okul müdürü mezun öğrencilerin her biri ile el sıkıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben el çantamı almak için geri döneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir el arabası üzerine tökezledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ona ikinci el araba satın almamasını önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beşik sallayan el dünyayı yönetir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, makul fiyatlı ikinci-el bir otomobil arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ceketinin cebinden bir el feneri çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ikinci el bir bilgisayar için o kadar çok para ödemek için isteksizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom el arabasını kum ile doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Burası karanlık. Bir el fenerin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayır, o ikinci el.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın olursa diye el altında her zaman bir kova su bulundur.
Translate from Türkisch to Englisch

John ve Mary, her zaman el ele yürürler.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona el salladı.
Translate from Türkisch to Englisch

El ile gelen düğün bayram.
Translate from Türkisch to Englisch

O üç el ateş etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kimin el çantası?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun iyi bir el yazısı var.
Translate from Türkisch to Englisch

El fenerini el yordamıyla aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıya doğru yolumu el yordamıyla buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

O el çantasını çaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu el fenerinin ışığı azalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

El falıyla ilgileniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar karanlıkta el yordamıyla ilerliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun güzel el yazısı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Olay, Yemen'in güneyindeki El-Mukalla şehrindeki başkanlık sarayını hedefleyen ve 30 asker ve subayın ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumluluğunun El Kaide tarafından yayınlanan bir bildiri ile üstlenilmesinden sonra meydana geldi.

O, yeni oyununun el yazmasını bana gösterdi.

Ben bu kitaba ikinci el kitap dükkanında rastladım.

Cebinde küçük bir el fenerine sahip olman yararlı olabilir.

O, ona el salladı.

Bana el sallayarak gitmemi istedi.

Benim bir el bombam var.

Ona tekrar el salladım.

Ben el şakalarını severim.

O, ikinci el araba ticareti yapar.

Onun el yazısı kötüdür.

Ben onlara el salladım.

Bob gördüğü herkese el salladı.

Ben el çantası taşımayı sevmiyorum.

Onun düzgün bir el yazısı vardır.

Sana el sallayan kız kimdir?

Onların hepsi el yapımı şeylerdi.

İkinci el bir araba almalıydı.

El sıkışalım ve arkadaş olalım.

Kötü el yazım için lütfen beni bağışlayın.

El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.

Bu sözlüğü her zaman el altında tut.

Çift el ele yürüyor.

Sizi vahşiler! El kadar çocuktan ne istediniz?

Kilisedeki herkes el ele tutuştular.

Bu el fenerinin iki pile ihtiyacı var.

Beni gördüğü an, bana el salladı.

Odaya girdim ve onunla el sıkıştım.

Çok güzel görünümlü bir el yazısı var.

Onlar el işaretleri kullanarak iletişim kurabilirler.

Bu, İtalya'da aldığım el çantasıdır.

Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.

Yayın yönetmeni el yazısı kitaba baktı.

Bana el sallayan adam benim amcamdır.

Onun el yazısını okumak imkansızdır.

Tom ve Mary'nin el topu oynamasını izledik.

Şirket üç kez el değiştirdi.

Bugünlerde el yapısı ürünler çok pahalı.

Görme engelli adam el yordamıyla çıkışa doğru gitti.

El yıkama, bakterileri kontrol etmek için bir yoldur.

Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.

Ödünç alabileceğim bir el fenerin var mı?

Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını arıyordu.

Onun el yazısı kötü.

O ikinci el.

O ikinci-el.

El losyonuna ihtiyacım var.

O bir el yapımıydı.

Bu benim el çantam.

O ayrılırken bize el salladı.

Bu onun el çantası.

Bu el çantası benim.

Bu senin el çantan.

Onu el ile yönlendirdim.

Tom, John ve Mary'yi el ele tutuşurlarken gördü.

Meksika hükümeti 1998 modeller hariç tüm ikinci-el arabaların ithalatını yasakladığını duyurdu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch