Lernen Sie, wie man elbise in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bu kumaştan yapılmış bir takım elbise istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O beyaz elbise sana yakışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeşil bir elbise giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, konser için annesi tarafından yapılan mavi bir elbise giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun mavi ayakkabıları o elbise ile uyum sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O tür elbise şimdi moda.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne geçen Pazar bana güzel bir elbise aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçtiğimiz Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O kırmızı elbise ona yakışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün, annemle birlikte indirimli satışa gittim ve bana bir elbise alması için onu kışkırtmayı sürdürdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen hafta yaptığım elbise budur.
Translate from Türkisch to Englisch
O elbise pahalı bir görünüme sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu elbise komik görünebilir ama onu seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu elbise yıkanılabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu elbise bana çok iyi uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiromi yeni bir elbise giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O biçimsiz bir elbise giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yeni elbise ile mutluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yeni bir takım elbise satın almak için çok fakirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, bir takım elbise giyerim ve kravat takarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom özel ortamlarda sadece takım elbise giyer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çalışmak için bir takım elbise ve kravat giymesi bekleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu bekliyor olsada, Mary'nin bir elbise seçmesi zamanını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary siyah elbise içinde iyi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurdele elbise ile uyuşmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Elbise yeşildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun annesi ona yeni bir elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun oğluna yeni bir takım elbise yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğluma yeni bir takım elbise yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu malzeme bir elbise için uygun değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kumaşı yeni bir elbise için almak istiyorum. Maliyeti nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, basit bir beyaz elbise giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşlandığın bir elbise seç.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannem bana yeni bir elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana bir takım elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava daha da ısındığı için Tom bir kat elbise daha çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mayuko kendisi için bir elbise tasarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Emi annesine bir elbise yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill bana güzel bir elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Emi kendine yeni bir elbise ısmarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Susan, Jill için bir elbise yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendisine yeni bir elbise yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bir takım elbise ve bir kravat giymek zorunda değildi fakat giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yeni bir elbise isteme nedenini bilmiyordu.
Ona bir elbise yaptım.
O kırmızı bir elbise giydi.
Mary elbise tasarımı yapıyor.
O bana yeni bir takım elbise yaptı.
O bir elbise dikiyor.
Bu elbise ne kadar?
O beyaz bir elbise giydi.
O ipek bir elbise giymişti.
O sade bir elbise giymişti.
O yeşil bir elbise giymişti.
Ben sana yeni bir takım elbise yapacağım.
O güzel bir elbise.
O, bana güzel bir elbise yaptı.
O, yeni bir elbise denedi.
O, yeni bir elbise yaptırdı.
Kırmızı elbise ona uydu.
Sağ elbise kolunu yukarı çek.
O, onun için bir elbise aldı.
O kırmızı elbise ona uydu.
Mary bir elbise satın almak istiyor.
Mavi elbise içerisinde çok iyi görünüyorsun
Yeni bir takım elbise yaptırmalıyım.
O, güzel bir elbise giymişti.
Elbise dizlerime geliyor.
Elbise çantamı bulamıyorum.
O, düz mavi bir elbise giydi.
O, fena halde yeni bir elbise istiyor.
O, mavi bir elbise giyiyor.
Bu elbise iyi bir kelepir.
O elbise senin üstünde iyi gözüküyor.
Senin için yeni bir takım elbise yapacağım.
Yeni bir takım elbise aldım.
O, kızına bir elbise aldı.
Bu elbise, üç ebatta gelir.
Annesi ona yeni bir elbise yaptı.
O, şu anda güzel bir elbise giyiyor.
Annem bana yeni bir elbise aldı.
Annem bana beyaz bir elbise yaptı.
Bu elbise seninkinden daha ucuzdur.
Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.
Oğlum için yeni bir takım elbise almalıyım.
Onlar için yiyecek ve elbise sağladık.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.
Bu elbise size iyi uyar.
Kendinize uygun bir takım elbise alın.
Bu elbise benim için çok büyük.
Takım elbise giydiği için göze battı.
Bu elbise üzerimde iyi görünüyor mu?
Annem bana yeni bir elbise yaptı.
O elbise ona mükemmel şekilde uyuyor.
Tom genellikle bir takım elbise giymez.
O kırmızı elbise onun üzerinde iyi görünüyor.