Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "elektrik"

Lernen Sie, wie man elektrik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Elektrik ve su olmadan hayat olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Isı odanın her tarafına elektrik sobasıyla yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik sisteminde bir arıza var.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrikli arp çalarken, o elektrik çarpmasından öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir elektrik mühendisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Nehir şehre elektrik enerjisi sağlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece uzun bir elektrik kesintisinden dolayı ödevimi yapamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik çok faydalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik ışığı gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Fırtına bir elektrik kesintisine neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi elektrik kesintisi olursa ne olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim dünyamız elektrik enerjisine dayalı çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Edison elektrik ampulünü icat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam bir elektrik mühendisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu makine elektrik üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik akımı manyetizma oluşturabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün elektrik faturasını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim üniversite çok fazla elektrik tüketir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sabahtan beri elektrik kesik.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik birkaç dakika içerisinde tekrar geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik kesildi fakat şimdi geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu denklemi kullanarak elektrik alanını hesaplarsan sonuç aşağıdaki gibi çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Thomas Edison, elektrik lambasını icat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik faturamı teslim aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kablolar elektrik iletmek için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik faturasını ödemeyi unuttum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary ütüyü raftan indirdi, elektrik kablosunu açtı, fişini taktı ve ısı ayarını seçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek başına elektrik direğinin yanında durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneş panelleri elektrik üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik kesintisine bir sincap neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Oh, elektrik kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik olmaksızın hayatımız nasıl görünecekti, hayal edebiliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu klima çok elektrik tüketir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün elektrik olmadan iyi bir yaşam süremeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünkü elektrik kesilmesine hâlâ neyin sebep olduğu bilinmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik prizinden uçuşan kıvılcımlar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Emily elektrik mühendisi olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir elektrik mühendisiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen ay elektrik faturamız çok yüksekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik kabloları bakırdan yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar daha öncekinden daha az elektrik tüketiyor.

Kablolar elektrik enerjisini taşırlar.

Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.

Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.

Fırtına esnasında elektrik kesildi.

Bu baraj büyük miktarda elektrik üretti.

Tom'un elektrik mühendisliğinde bir derecesi var.

Bu iş için bir elektrik mühendisine ihtiyacımız var.

Elektrik olmadan çalışamayız.

Elektrik kesildiğinde herkes şaşkınlık içinde koşuşturuyordu.

Odada elektrik yok.

Elektrik faturasını ödedin mi?

Tom bir elektrik mühendisi olmak istiyor.

Elektrik kesilmesine ne sebep oldu?

Elektrik yine geldi.

Tom elektrik ve akarsu olmadan ormanda yaşıyor.

Bir elektrik prizine ihtiyacım var.

Bodrumda da bir elektrik lambası var.

Makineler çok elektrik kullanır.

Evde ne elektrik var ne de su var.

Birkaç elektrik kesintisi ihbarı oldu.

Ütü fazlaca elektrik kullanır.

Ütü çok elektrik harcar.

Elektrik şirketinin müdürü kovulacak.

Elektrik olmadan hayatlarımız nasıl olurdu?

Dan arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.

Teller elektrik taşır.

Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.

Kaldığımız kabinde elektrik yoktu.

Tom elektrik çarpması sonucu öldü.

Makine çok miktarda elektrik üretti.

Ben bir bilgisayar kullanamam. Elektrik yok.

Temizlikçi kadın her salı sabahı elektrik süpürgesiyle temizlik yapar.

Ev hanımı, halıyı elektrik süpürgesiyle temizledi.

Bu, bütün Finlandiya'nın en büyük elektrik santralı.

Ampuller elektrik tüketirler.

Avusturya, Avrupa'nın en büyük elektrik üreticilerinden biridir.

Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.

Elektrik kesintisine ne neden oldu?

Elektrik keşfedilmeden önce Noel ağaçları mumlarla aydınlatılırdı.

Elektrik ekipmanları topraklı mı?

Eğer elektrik olmasaydı bizim uygar yaşantımız imkansız olurdu.

Bu baraj su ve elektrik ihtiyacımızı karşılar.

Elektrik prizinde sıkışıklık vardı.

Yapay ışık elektrik vasıtasıyla üretilir.

Tom'un köpeği elektrik süpürgesiyle temizlenmeyi sever.

Eski günlerde hiçbir telefon ya da elektrik yokmuş.

Bir elektrik kesintisi vardı.

Bu cihaz elektrik üretir.

Bu santral, tek başına çeşitli şehirlere elektrik sağlar.

Makine çok elektrik üretir.

Elektrik prizine asla parmağınızı sokmayın.

Su ve elektrik, kiraya dahil mi?

Elektrik, kiraya dahil mi?

Elektrik kesintileri bilgisayara hasar verdi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch