Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "elinden"

Lernen Sie, wie man elinden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İçmek için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insan elinden geleni yapmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom treni kaçırmayacağını umarak elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elinden geldiğince açık konuşsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sonuna kadar elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elinden geleni yaparsan başarılı olursun.
Translate from Türkisch to Englisch

Elinden geleni yap ve daha sonra üzülme.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam çocuğu elinden tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesi için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elinden geleni yaparsan, kimse seni suçlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geldiği kadar Mary'den uzaklara gitmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geldiğince hızlı bir şekilde bisikletini sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden gelenin en iyisini yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi korumak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden gelen her şeyi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığın bir şeyde elinden geleni yap.
Translate from Türkisch to Englisch

Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen elinden geldiği kadar kısa zamanda cevap verir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Michael onu elinden yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman elinden geleni yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Naomi çantasını bir elinden diğerine aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geleni yaptı, ama başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geleni yaptı, ama yine de dersleri geçemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elinden geldiği kadar çok çalış.
Translate from Türkisch to Englisch

Her oyuncu elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insan elinden geleni yapmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O sonuna kadar elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O elinden geldiğince hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, elinden geleni yaptı, ancak başarısız oldu.

Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.

Sanırım o elinden geleni yapacaktır.

O, onu elinden tuttu.

Elinden gelen o mudur?

Elinden geleni yap ve endişelenme.

O, elinden geldiği kadar hızlı koştu.

Ona yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.

Tom, Mary'yi elinden yakaladı.

Her zaman elinden geleni yapmalısın.

O, onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Bardak onun elinden düştü.

Onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.

Sakin ol ve elinden geleni yap.

Polis soyguncunun elinden tuttu.

Elinden geldiğince kısa sürede bunun hakkında gidip bir doktorla görüşmeni öneririm.

Elinden geldiğince sıkı çabala.

Elinden geleni yaptığını biliyorum.

O, onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.

Elinden geldiğince odanı temiz tut.

O, onu asla düşünmemek için elinden geleni yaptı.

Elinden geldiği kadar yapmaya çalış.

O, ona yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.

O, onun elinden geldiği kadar sıkı dövüşmeye devam ettiğini izledi.

Onu elinden yakaladı ve onu tekneye çekti.

Elinden geldiğince çabala.

O, elinden geleni yapacaktır.

Elinden geldiğince çok çalış.

Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.

O, benim için elinden geleni yaptı.

Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.

Her birimiz elinden geleni yapmalı.

Elinden geldiği sürece yaşamak istiyor.

Küçük kızı elinden tuttum.

Kralın gücü elinden alındı.

İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.

Elinden geldiğince hızlı bir şekilde bana doğru koştu.

Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.

Onu düşünmemek için elinden geleni yaptı.

Lütfen bana elinden geldiğince kısa süre içinde yaz.

Elinden geldiğince hızlı koşmaya çalıştı.

Her şeyde elinden geleni yapmalısın.

Oğlunu korumak için elinden gelen her şeyi yaptı.

Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.

Başkan olarak elinden geleni yapmaya söz verdi.

Karısını memnun etmek için elinden geleni yaptı.

Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.

Elinden geldiğince çok İngilizce çalıştı.

Ev ödevini elinden geldiğince kısa sürede yaptır.

Elinden geleni yaptığın sürece sana yardım edeceğim.

Elinden geldiğince çok kitap okumaya çalışır.

Ödül almak için elinden gelen her şeyi yaptı.

Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.

Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.

Elinden geleni dene.

Sadece elinden geleni yap.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch