Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "emniyet"

Lernen Sie, wie man emniyet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 92 handverlesene Beispiele.

Emniyet kemerini tak, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Araba kullanırken emniyet kemerinizi bağlayın.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona emniyet kemerini bağlamasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emniyet kemerini taktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Araba kullanan insanlar emniyet kemeri takmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerini bağla.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen emniyet kemerinizi bağlayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürücüler emniyet kemerleri takmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerlerinizi bağlayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını onlara gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürücü bize emniyet kemerlerimizi bağlamamızıı tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer emniyet kemeri olmasaydı şu an hayatta olmazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabaya bindiğinde her zaman bir emniyet kemeri takmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emniyet kemerini açtı ve arabadan indi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerini tak.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet yetkisini aştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet Teşkilatı yetkisini aştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerini çöz.
Translate from Türkisch to Englisch

Araba sürerken emniyet kemerini bağla.
Translate from Türkisch to Englisch

Bundan sonra, Mike Hiroshi'ye emniyet kemerini bağlamasını söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emniyet kemerini çözdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerini tak, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen emniyet kemerinizi taktığınızdan emin olunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen emniyet kemerinizin takıldığından emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuzey Amerika'da emniyet kemerinizi bağlamamanız yasaya aykırıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar emniyet kemeri takıyorlar mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman emniyet kemerini takar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emniyet kemeri takmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emniyet kemerini geri taktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerini takıyor olsaydı Tom hala hayatta olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözaltına alınanların altısı İzmir Emniyet Müdürlüğü'nde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçuş boyunca emniyet kemerlerinizi bağlamış olmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet görevlisiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.
Translate from Türkisch to Englisch

Allahtan iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bereket versin ki iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerlerinizi takın.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.

Hiç kimse emniyet kemeri takmıyordu.

Tom bir emniyet kemeri takmıyordu.

Günün sonunda, hedefler basittir: emniyet ve güvenlik.

Neyse ki, tüm yolcular emniyet kemerlerini takıyordu.

Emniyet kemeri olmasaydı şimdi hayatta olmazdım.

Lütfen emniyet gözlüklerini tak.

Tom bir emniyet kemeri takıyordu.

Emniyet kemerimi takmadım.

Keşke emniyet kemerimi taksaydım.

Araba çarptığında o, emniyet kemerini takıyor olsaydı hala hayatta olurdu.

Tom emniyet kemerini bağladı.

Emniyet kemerinizin güvenle bağlanmış olduğundan emin olun.

Neyse ki, Tom emniyet kemerini takıyordu.

Eğer emniyet göz ardı edilirse, spor tehlikeli olabilir.

Bir uçakta emniyet kemerlerini bağlamalısın.

Tom Mary'yi emniyet altına aldı.

Bu emniyet kemerleri ayarlanabilir.

Ben araba kullanırken her zaman bir emniyet kemeri takarım.

Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.

Tom emniyet kemerini takmıyordu.

Tom emniyet kemerini takıyor olsaydı o kadar kötü yaralanmazdı.

Tom emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.

Emniyet kemeri takmadığım için cezalandırıldım.

Emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.

Bu emniyet kemerleri çok rahatsız edici.

Emniyet kemerleri yasaklanmalıdır.

Emniyet kemerleri zorunlu olmalıdır.

Hiçbiri emniyet kemeri takmıyordu.

İlisi de emniyet kemeri takmıyordu.

Leyla emniyet kemerinin kilidini açmaya çalıştı.

Tom emniyet kemerini takmaya çalıştı.

Tom, emniyet kemerini takmış olsaydı muhtemelen ölmezdi.

Tom ve Mary ikisi de emniyet kemeri takıyorlardı.

Hem Tom hem de Mary emniyet kemeri takıyorlardı.

Tom emniyet kemeri takıyor muydu?

Onlar emniyet mensubu.

Yolcuların da emniyet kemeri takması zorunludur.

Önce emniyet, sonra hareket.

Emniyet kemeri takmıyordum.

Emniyet kemerimi takmıyordum.

Hepimizin emniyet kemerleri bağlı.

Emniyet kemerlerini takmıyorlardı.

Emniyet kemerin hep takılı olsun.

Emniyet kemerini her zaman tak.

Kazayla ilgili soruşturma emniyet müdürü tarafından yürütüldü.

Emniyet kemerinizi bağlayınız!

Emniyet kemerinizi bağlayın!

Emniyet kemeri takmadan araç sürülemez.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch