Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "engel"

Lernen Sie, wie man engel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ağlamama engel olamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri'nin engel olmayacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Teknik bilgisinin olmayışı terfi etmesine engel oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızının dışarı çıkmasına engel olamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse oraya gitmeme engel olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona engel olma.
Translate from Türkisch to Englisch

O, partide o kadar komikti ki gerçekten gülmeme engel olamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata yaptığımı düşünüyordunuz da neden engel olmadınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm canlıları sevmeye çalıştım, buna bile engel olmaya çalıştınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz mutlu olabilirdik ve hala oluruz madem insanoğlu eşit diyorsunuz neden yoluma engel oluyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları sevmeye çalışırken siz buna engel olmak istemediniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Siz acımasız mısınız da bunu bildiğiniz halde engel olmadınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun ölmesine ve mutsuz olmasına engel olmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata yapmadan çok çalışıp hak ettiğim maaşı almak benim hakkım, buna engel olamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un tüm kurabiyeleri yemesine engel olamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un gitmesine engel olamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yüzmesine engel olamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

En kötüsü olmamalı buna engel olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olaya engel olabilip de engel olmadıysan seni affedemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden çocukken incinmeme engel olmadın?
Translate from Türkisch to Englisch

Her güzel hayalime engel oldun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Önüme çok engel çıkarıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay'ın çekim kuvvetine engel olamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ya yardım et ya da önüme engel çıkarıp durma.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke yanlış bir şey istediğimde engel olsaydın.
Translate from Türkisch to Englisch

Madem her şeyi biliyordun, neden engel olmadın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun başka ailelere de olmasına engel olalım.
Translate from Türkisch to Englisch

İşimi yapmama engel olmak için beni burada alıkoyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda hiçbir engel yok.
Translate from Türkisch to Englisch

İşime engel mi olacaksın?
Translate from Türkisch to Englisch

Kibrin sana engel olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ona engel olamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, benim sınıftan çıkmama engel oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ordu bir fiziksel engel nedeniyle Tom'u kabul etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede üretmeye çalışanlara engel olmaya çalıştıkları sürece ülke gelişemeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir engel var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben buna engel olabilirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok ilgi çekici bir engel parkuru.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kıskançlığına engel olamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü hava engel değildir.

İşine engel olmak istemem.

Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.

Yüksek tarifeler uluslararası ticaret için bir engel haline gelmiştir.

Keşke buna engel olabilsem.

Tom onun planlarına engel olmaya çalıştı.

Hiç kimse ona engel olamaz.

Tom yapmak istediğini yapmana engel olamayacak.

Ağlamamıza engel olamadık.

Miyopluğumu bir engel olarak görmüyorum.

Bunun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.

İlişkilerin çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.

Sporun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.

Bir çocuğun çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.

O kızın çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.

Hiçbir şey Tom'un onu yapmasına engel olamaz.

Çokdillilik bunamaya engel olabilir.

Kim onunla evlenmeme engel olabilir?

Bir sürü engel var.

Tom sana engel olmayacak.

Bu sivil savaşa engel oldu.

Kimse Tom'un onu yapmasına engel olamazdı.

İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.

Tom'un oraya gitmesine engel olabileceğimi düşünmüyorum.

Tom'un bunu yapmasına engel olabileceğini mi düşünüyorsun?

Bunu yapmana engel olan neydi?

Birlik olunca aşılamayacak hiçbir engel yoktur.

Tom'un bunu yapmasına engel olmaya çalıştın, değil mi?

Aşk varsa, engel yoktur!

Tom'un bunu yapmasına engel olabilirim.

Bunu yapmana engel olabilirim.

Sana engel olup olmadığımı söyle.

"Burada mı kalacağız?" "Ben bir engel görmüyorum."

Ben bir engel görmüyorum.

Acaba Tom nerelerde, merakıma engel olamıyorum.

Olanlara engel olamazsın.

Tom'un bunu yapmasına engel olamadık.

Engel olmuyorum ya?

Engel oluyorsun.

Bunu yapmama engel olamazsın.

Kimse engel olmazsa Tom bunu yapacak.

O ağaçlar manzaramıza engel oluyor.

Tom gözyaşlarına engel olamadı.

Tom'un dün gelmesine ne engel oldu?

Uykuma engel olmaya çalışıyorum.

Bunlar, tıpkı bizim gibi Kutsal Ruh'u almışlar. Suyla vaftiz olmalarına kim engel olabilir?

Hiç kimse bu işe engel olamaz.

Gözyaşlarıma engel olamadım.

Sigarayi bırakmayı denedin ve başarısız olduysan bunun sana engel olmasına izin verme. Bırakmayı ne kadar çok denersen başarı sansın da o kadar büyük olur. Belki de geçen sefer hazır değildin.

Hislerime engel olamıyorum.

Cihazın ekranında ufak bir çatlak olup kullanıma engel değildir.

Engel yoldan kaldırıldı.

Bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak engel değil, devrimdir.

Ayrıca uluslararası şirketlere de engel oluyor.

Devlet birliğinden önünde hâlâ pek çok engel var.

Bu da ülkenin gelişmesine engel oluyor.

Ancak bütçe sorunları engel teşkil edebilir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch