Lernen Sie, wie man engeller in einem Türkisch Satz verwendet. Über 28 handverlesene Beispiele.
Soğuk hava birçok bitkinin çiçek açmasını engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir terimin birleşik anlamından dolayı, bir niteleyicinin kullanımı benzemeyen örnekleri engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gitmesini engeller misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
O'nun gitmesini engeller misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Önüme engeller çıkarmadınız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Aramıza engeller koydunuz, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Önüme gereksiz yere engeller çıkarıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Ah şu siyasi engeller kalksa!
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen gürültüyü engeller misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen ay dünya ve güneş arasından geçer. Ay güneşin ışığını engeller ve ayın gölgesi dünyanın yüzeyine düşer. Bu bir güneş tutulması ya da bir güneş tutulmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu duvar rüzgarı engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kimyasal mikropların üremesini engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzdolabı gıdanın bozulmasını engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yoluna pek çok engeller kondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutluluğun peşinde olmak mutluluğu engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom topu engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Işık kirliliği, dünyadaki insanların üçte birinin Samanyolu'nu görmelerini engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Işık kirliliği, insanlığın üçte birinin Samanyolu'nu görmesini engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüksek vergiler ekonominin gelişimini engeller.
Translate from Türkisch to Englisch
Teklifiniz kabul edilmeden önce üstesinden gelinmesi gereken önemli engeller bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakat bu konuda da çeşitli engeller söz konusu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hedef büyük, engeller de öyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakat projenin önünde bazı engeller var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak ciddi engeller var olmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak hala bazı engeller var.
Translate from Türkisch to Englisch