Lernen Sie, wie man er in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Er ya da geç şans onu terk edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç her anne-baba çocukları ile kuşlar ve arılar hakkında bir konuşma yapmak zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç hepimiz öleceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç öleceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz er ya da geç ölürüz.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz er ya da geç öleceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç geri gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç bu iş bitecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç ona alışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, gerçeği öğreneceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç başın belaya girecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, onun şansı bitecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç Mary'ye bildirmelisiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç iyi bir avukat olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç bana her şeyi anlatacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç şoku atlatacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç rehineler serbest bırakılacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek er muharebede ne yapar?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom er ya da geç öğrenecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un er geç ortaya çıkacağını biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, er ya da geç gelecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç mutluluğu bulacağını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan er ya da geç ölecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım, er ya da geç evlenecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç bunun olacağını biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes er veya geç senin bütün sırlarını öğrenecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Er geç döneceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary er geç evlenecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Er geç geri döneceğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O er geç ortaya çıkacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er geç farkına varacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, şoku atlatacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç itiraf edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu hemen yapmayacak ama er geç onu yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç onu bulacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom er ya da geç gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz er ya da geç bunun olacağını biliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç olmak zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, birisi konuşmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç uyuyacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun er ya da geç olacağını biliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç kar yağışı duracak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana tavuk çiftliğinin er ya da geç iflas edeceğini bildiren bir mektup gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç, Bunu yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç polis sizi yakalayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un er ya da geç onu yapmaya zaman ayıracağından eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacaksın.
İnsanların çoğunluğu er ya da geç evlenirler.
Er ya da geç bu tekrar olacak.
Er ya da geç, şu an sahip olduğumuz TV çok eski bir model olduğu için yeni bir televizyon almak zorunda kalacağız.
O, er ya da geç beni kızdıracak.
Er ya da geç bu olacak.
Er ya da geç bulacağını düşündüm.
Er ya da geç hastalanacaksın.
Polis seni er ya da geç yakalayacak.
Er, ben sadece otomatik vitesli arabaları sürebilirim.
Tom onu er ya da geç yapması gerekecek.
Er ya da geç, Tom bilmek istediğim her şeyi bana söyleyecek.
Er ya da geç Tom beni deli edecek.
Er ya da geç bunu yapabileceğimden eminim.
Er ya da geç, Tom bana her şeyi söyleyecek.
Bu mesele er ya da geç ele alınmalıdır.
Er bir defa ölür, korkak bin defa ölür.
Hepimiz bir gün öleceğiz, er ya da geç.
Tom er ya da geç buraya gelecek.
O, er geç gelecektir.
Bu er ya da geç olacaktı.
Eğer tırnaklarınızı yerseniz, er ya da geç parmaklarınızı kanatacaksınız.
Tom er ya da geç sırrı öğrenecek.
Bu er ya da geç olacak.
Biz er ya da geç öleceğiz.
Suçlu er geç yakayı ele verir.
Tom er ya da geç pişman olacaktır.
Tom er ya da geç onu yapmak zorunda olacak.
Ben er ya da geç bunu duyacağımı düşündüm.
Ben er ya da geç bunu yapmaya alışmak zorundayım.
Onlar kesinlikle er veya geç hırsızı yakalayacaklar.
Er ya da geç bunu bulacağım.
Biz hepimiz er ya da geç öleceğiz.
Tom bunun er geç olacağını biliyordu.
Er ya da geç, iflaslar başımızın üzerinde asılı ve biz hepimiz dilenciler gibi parasız öleceğiz.
Er veya geç Tom muhtemelen bize yardım etmeyi kabul edecek.
Er ya da geç onun olacağı zorunluydu.
O çok fazla içmeye devam ederse, o er ya da geç hasta olacak.
Er ya da geç gerçek ortaya çıkacaktır.
Er ya da geç işleri çözeceğiz.
Er ya da geç, dönmek için kimsem kalmayacak.
Er ya da geç gitmek zorundayız.
Tom'u er ya da geç göreceğiz.
Er ya da geç, gerçek ortaya çıkacak.
Er veya geç gerçek ortaya çıkacak.
O er ya da geç buna pişman olacak.
Er ya da geç, o, Jamal'a ihanet edecek.
Tom'un er ya da geç Mary'ye söylemesi gerekecek.
Basın bizi sonsuza kadar görmezden gelemez. Er ya da geç bizim hakkında bir hikaye yapacaklar.
Tom buna er ya da geç pişman olacak.