Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "erkek"

Lernen Sie, wie man erkek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Çoğu erkek çocuğu bilgisayar oyunlarını sever.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Taro'nun erkek kardeşi.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Penis, erkek üreme organlarından biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun erkek kardeşi Kensaku şu an Brezilya'da.
Translate from Türkisch to Englisch

O benim erkek kardeşim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir erkek kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların erkek çocuğunun adı John.
Translate from Türkisch to Englisch

En büyük erkek evladın kaç yaşında?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürküne yapıştırmışlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun üç tane erkek kardeşi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

"Michael" bir erkek adıdır ama "Michelle" bir bayan adıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?
Translate from Türkisch to Englisch

İki erkek kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni erkek kardeşimle karıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir sürü erkek arkadaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen beni erkek kardeşimle kıyaslama.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim babamın kazandığının yarısı kadar daha az para kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek çocuk ekmek yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşının erkek kardeşine âşık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşin nasıl araba süreceğini biliyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun erkek kardeşiyle tesadüfen dükkânda karşılaştık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun erkek arkadaşı aptal.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

İki erkek kardeşim ve üç kız kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece erkek kardeşimin kız arkadaşı ile buluşacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşimle sinemaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir erkek ve bir bayan görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim sınavı geçemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim sınav sonucundan çok memnundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bir araba sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim matematikte iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bir üniversite öğrencisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim felsefe üzerine bir otoritedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim Tokyo'da üniversiteye gidiyor.

Erkek kardeşim çok sıkı çalışıyormuş gibi davrandı.

Erkek kardeşim hukuk öğrenimi için Amerika'ya gitti.

Erkek kardeşim meşgul değildir.

Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.

O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor.

Erkek kardeşlerimden biri öğretmen, ve diğerleri avukattır.

Erkek kardeşim bir bankada çalışmaktadır.

Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.

Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.

O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.

Ben iki erkek kardeşe sahibim.

Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.

Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.

Erkek kardeşi sakardır, ama o usta bir cerrahtır.

Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda.

Erkek kardeşim okumaya öylesine dalmıştı ki odaya girdiğimde beni fark etmedi.

Erkek kardeşim beni müzeye götürdü.

Kaç tane erkek kardeşin var?

Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.

Küçük erkek kardeşim biraz para istedi.

Bu mektubu erkek kardeşim yazmış olmalı.

Bob sporlarda iyi olmadığı için erkek kardeşini küçümsüyor.

Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.

Erkek kardeşim onu benim adıma yaptı.

Erkek kardeşim yaptı.

Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.

Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.

Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek öğrenci ha? Bu oldukça tuhaf bir durum.

Erkek kardeşim TV izliyor.

Küçük erkek kardeşim TV izliyor.

Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.

Tom ve erkek kardeşi yaklaşık aynı boyda.

Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.

Erkek kardeşler birbirlerinden nefret ediyorlar.

Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.

Erkek kardeşlerin her ikisi de öldü.

Erkek kardeşlerin her ikisi de hâlâ hayatta.

Erkek kardeşler arasında güçlü bir bağ vardır.

Odada kaç tane erkek çocuk var?

Üç erkek kardeşi vardır.

O beni erkek kardeşi ile tanıştırdı.

O mağazada bu hafta erkek takımları satılıyor.

Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.

Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurdu

İstasyona vardığında, o, erkek kardeşini aradı.

Beni istasyonda karşılayacak erkek kardeşimi bulamadım.

Sınıftaki hiçbir erkek çocuğu Bill kadar uzun değil.

Herkes beni erkek kardeşimle karıştırıyor.

İkiz erkek kardeşler iki bezelye kadar benzer.

İki erkek çocuk yemeklerini kendi aralarında pişirdi.

İki erkek çocuk birbirlerini suçlamaya başladı.

İki erkek çocuk asla anlaşamazlar.

İki erkek kardeş görünümde oldukça farklı.

İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch