Lernen Sie, wie man erteleme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
Erteleme zaman hırsızıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sınıf arkadaşlarını dansı erteleme hakkındaki fikirlerini değiştirmeleri için ikna edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda bir erteleme bileti alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mektubu cevaplamayı erteleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünün işini yarına erteleme!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu erteleme, umarız sonuncusu olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarına kadar işi erteleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem alarm erteleme düğmesine hiddetle bastı.
Translate from Türkisch to Englisch
İşi bitirmeyi erteleme.
Translate from Türkisch to Englisch
İşini yarına erteleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Erteleme trenin frenleri yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Erteleme: Bu ciddi bir iş.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim sorunuma "erteleme" deniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir erteleme yararlı olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek haftaya kadar erteleyebileceğin bir şeyi asla yarına kadar erteleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Erteleme düğmesine bastım ve tekrar yatmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Erteleme beni öldürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Alarmlı saatlerden önce insanlar belli bir saatte kalkmak için muma çivi sokuyorlardı. Hatta kısa aralıklarla çok sayıda çivi kullanarak alarm erteleme fonksiyonu yapmak bile mümkündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu erteleme için bir somut gerekçe gösterilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Erteleme ekonominin düzelmesini sağlamayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch