Lernen Sie, wie man eskisi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O artık eskisi gibi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi kadar çok para harcamak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eskisi kadar sağlıklı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, eskisi kadar genç değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O eskisi gibi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom görme yeteneği eskisi kadar iyi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar fakir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar yakışıklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eskisi kadar güçlüyüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi gibi Mary'yi sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şu anda eskisi kadar çok para kazanmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle eskisi kadar popüler değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle eskisi kadar sağlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un eskisi gibi gücü yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bütün istediği Mary'nin onu eskisi kadar çok sevmesiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yer tam eskisi kadar iyi gözükmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eskisi gibi aktif bir kişi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O hâlâ zaman zaman romanlar yazar fakat eskisi kadar sık değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi gibi yüzemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi gibi komşuları ile iyi geçinmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un eskisi kadar çok enerjisi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar zengin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O tekrar eskisi gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar çok et yemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eskisi gibi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eskisi kadar çok çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eskisi gibi güçlü değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun eskisi gibi olması için çok az umut var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi kadar güçlü değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi gibi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar genç değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hollywood eskisi gibi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eskisi gibi utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi kadar sağlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar çok çalışmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar varlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi kadar çok çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar çok tenis oynamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehir eskisi kadar işlek değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskisi kadar çok golf oynamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu son kararının mantığını anlamada sıkıntı çekiyorum. O eskisi kadar zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Dil çalışmalarında sana yardım edecek bir yerli konuşmacı bulmak eskisi kadar zor değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar genç değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası hâlâ eskisi gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden eskisi kadar ağrılarımı çok hissetmiyorum? Neden korkuyorum?
Translate from Türkisch to Englisch
O eskisi gibi değil, biliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un eskisi kadar mutlu olmadığını fark etmeye başladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar güçlü değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi kadar çok yüzmüyorum.
Mary eskisi oldukça yırtık pırtık olduğundan dolayı ütü masası için yeni bir örtü alması gerektiğini düşündü.
Tom Mary'nin eskisi kadar sinirli olup olmadığını merak ediyordu.
Eskisi kadar ağır değilim.
Eskisi kadar politika ile ilgilenmiyorum.
Bu eskisi kadar mükemmel değil.
İlişkimiz eskisi kadar mükemmel değil.
Eskisi gibi utangaç değil.
"Yeni bir araba satın aldım." "Harika! Ya eskisi, onu satacak mısın?"
Eskisi gibi eğlenceli değil.
Eskisi gibi sokaklardan çocuk sesleri gelmiyor.
Beni eskisi kadar çok sevmediğini düşünmeye başlıyorum.
Birkaç gün içinde, onun eskisi gibi ayağa kalkacağını düşündük.
Tom hâlâ içiyor ama eskisi kadar çok değil.
Hiçbir şey eskisi gibi değil.
Miyazaki eskisi gibi değil.
Bu eskisi gibi değil.
İşler eskisi gibi değil.
Eskisi gibi değilim.
Dünya eskisi gibi değil.
Her şey tam eskisi gibi.
Çizgi romanlar eskisi kadar popüler değil.
Romanlar eskisi kadar çok okunmuyor.
Beni eskisi gibi öpme.
Tom'u eskisi kadar çok sevmiyorum.
Eskisi kadar çok içmiyorum.
Tom eskisi kadar aktif değil.
Ben eskisi kadar muhafazakar değilim.
Tom eskisi gibi aynı hatayı yaptı.
Tom eskisi kadar varlıklı değil.
Tom eskisi kadar samimi değil.
Tom eskisi kadar enerjik değil.
Bu, bizim eskisi gibi olabileceğimiz anlamına gelmiyor.
Ben hâlâ eskisi gibi aynı kişiyim.
Eskisi kadar ünlü değilim.
Eskisi kadar fakir değilim.
Bu yer eskisi kadar güvenli değil.
Tom bana Boston'un eskisi kadar güvenli olmadığını düşündüğünü söyledi.
Görme yeteneğim eskisi kadar iyi değil.
Fransızcam eskisi kadar iyi değil.
İşitmem eskisi kadar iyi değil.
Tom eskisi gibi aynı adam değil.
Bu sayfiye artık eskisi kadar popüler değil.
Tom'un eskisi kadar aptal olduğunu sanmıyorum.
Dikiş makinesi eskisi kadar kullanılmıyor.
Bu devirde artık eskisi kadar çocuk yapılmıyor.
Şarabın ve arkadaşın eskisi makbuldür.
Eskisi gibi Tom ile iletişim kuramıyorum.
Nehir artık eskisi kadar temiz değil.
Tom eskisi kadar iyi piyano çalamıyor.