Lernen Sie, wie man esnaf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Esnaf sonraki gün geleceğine söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Avustralya'da ocak ayında esnaf hizmetini almak mümkün değildir. Onların hepsi tatildedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Napolyon, İngilizleri bir esnaf milleti olarak nitelendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü bir esnaf aletlerini suçlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Esnaf sinek avlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin dedesi esnaf lokantacısıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eczacılara birçok insan diplomalı esnaf gözüyle bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok esnaf krizden dolayı kepenk kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokağa çıkma yasağı sona erince esnaf yeniden kepenk açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Priştineli bir esnaf dükkan açmaya hazırlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemeği bir esnaf lokantasında yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pandemide birçok esnaf kepenk kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük esnaf yok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile üyelerinizden esnaf olan var mı?
Translate from Türkisch to Englisch