Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "etkisi"

Lernen Sie, wie man etkisi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İnci Sözlük'ün medyadaki etkisi bayağı büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülkesinin onun üstünde büyük etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların çevre üzerinde herhangi bir etkisi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Sendikanın muhafazakâr bir parti üzerinde baskın bir etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Güçlü yenin Japon ekonomisine etkisi çok ciddi oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilacın yan etkisi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun potansiyel etkisi küçümsenemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle dergilerin çocuklar üzerinde büyük bir etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür oyuncakların çocuklar üzerinde kötü bir etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacın hiçbir etkisi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmen olmak istememde Tom'un kesinlikle hiçbir etkisi olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun etkisi hâlâ azalmamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacın anında etkisi oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkolün etkisi altında araba sürmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Normanların İngiltere'yi istila etmesinin İngiliz dili üzerinde çok büyük etkisi olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun etkisi tüm ülkeye yayılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kötü bir etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary gördüğünün etkisi altında kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların etkisi her gün biraz daha büyüyor fakat onlar yaratıcı değil ve değer yargıları yapamıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunların yan etkisi çok olmaz mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy'nin kocası üzerinde bir etkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacın etkisi şaşırtıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim üzerimde çok derin bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aspirin'in kan basıncına hiç etkisi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç sigara içmemiş insanların %67si pasif içiciliğin sağlığa etkisi konusunda endişeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkolün etkisi altında araba kullanma.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplum üzerinde bilimin etkisi büyüktür.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük çocuklar iyi müziğin etkisi altında bırakılmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Etkisi için destekle.
Translate from Türkisch to Englisch

O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.
Translate from Türkisch to Englisch

John "had"'e sahipken, James "had had"'e sahipti; "had had"'in öğretmen üzerinde daha iyi bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacın onun üzerinde harika bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yer çekimi etkisi her nesneden uzaya doğru her yönde ve sonsuz bir mesafede uzanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fırtınanın ekonomi üzerinde ciddi bir etkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?

Bunun nasıl bir etkisi olacak?

Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.

Reçete edilmiş ilacınızı içki içerken almanızın herhangi bir yan etkisi olup olmayacağını kontrol etmeniz tavsiye edilir.

Profesörün öğrencileri üzerinde büyük bir etkisi var.

Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.

Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.

Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.

Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.

Biz çevremizin etkisi altındayız.

Öğretmenin öğrenciler üzerinde büyük bir etkisi var.

Tom Mary'nin John üzerinde kötü bir etkisi olduğunu düşünüyor.

Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.

İçkinin etkisi altında araba sürme.

Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.

Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.

Stresin sağlığınız üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.

Yan etkisi nedir?

Tom'un kötü bir etkisi var.

Tom'un benim üzerimde kötü bir etkisi var.

TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.

Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.

Bu metnin sosyal ağlar üzerinde büyük bir etkisi vardı.

Dramatik müziğin bu sahnede iyi bir etkisi olabilir.

Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.

Onun istenilenden çok farklı bir etkisi vardı.

Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.

Deneyimin Tom üzerinde derin bir etkisi vardı.

İngiltere üzerindeki Norman zaferinin İngilizce dili üzerinde büyük bir etkisi vardı.

Bu ilacın hiçbir yan etkisi yoktur.

Bu hareketin, kadınların davranışları üzerine büyük bir etkisi vardı.

Haberin bizim üzerimizde büyük bir etkisi oldu.

Haberin onun üzerinde etkisi oldu.

Arap dilinin etkisi, İspanyolca dilinde oldukça belirgindir.

Arapçanın etkisi İspanyolcada oldukça belirgindir.

Göz ameliyatının bir yan etkisi, kuru gözlerdir.

Fırtınanın ürünlerin üzerinde kötü bir etkisi vardı.

Bugünlerde 'sera etkisi' terimi insanlar iklimle ilgili küresel değişikler hakkında konuşurken sık sık kullanılmaktadır.

Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.

Çocuklardan yaşlılara mantıklı egzersizin vücutta iyi bir etkisi var.

Doktorunuz bu ilacın insanlar üzerinde ne gibi etkisi olduğunu söyledi?

Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.

Orta Çağ'da hangi fikirin İngilizler üzerinde en büyük etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Ondan uzak dur. Kötü bir etkisi var.

Bu hapların hiçbir yan etkisi yoktur.

Tom Mary'nin benim üzerimde kötü bir etkisi olduğunu söylüyor.

Aşının etkisi yoktur.

Bu ilacın herhangi bir yan etkisi var mı?

Silah üreticilerinin politikacılar üzerindeki etkisi sonucunda binlerce insan öldü.

Leyla'nın Salima üzerinde kötü bir etkisi vardır.

Leyla uyuşturucu ve alkol etkisi altındaydı.

Emmet'in fizikteki teorisinin etkisi çokça tartışılmış, ancak bu yazıda benim kaygım bu değil.

Giysiler adam yapar. Çıplak insanların toplum üzerinde çok az etkisi vardır veya hiç etkisi yoktur.

CO₂'nin sözde sera etkisi ile ilgisi vardır.

Tom'un Mary üzerinde kötü bir etkisi var.

Bende bir etkisi olmuyor.

Sesinizin üzerimde yatıştırıcı bir etkisi var.

Haber şok etkisi yaratmıştı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch