Lernen Sie, wie man etnik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Etnik İran gıdalarında, sütten yapılan birçok ürün görebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim okul, diğerleri arasında, Uygur, Han, Kazak, Hui, Moğol, Kırgız, Xibo, Tacik ve Özbek etnik kökenlere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir etnik dans biliyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Favori etnik yiyeceğin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Etnik gruplar arasındaki bazı benzerlikler nelerdir?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım etnik milliyetçilik tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch
İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada sizin gibi etnik milliyetçiliği destekleyen insanları sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyanın en büyük sorunları; etnik milliyetçilik ve emperyalizmdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Emperyalizm ve etnik milliyetçilik dünyada barışın baş düşmanlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, etnik açıdan farklı bir okul.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben etnik ve dini azınlıklar hakkında yazmaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehrimiz daha etnik yapılı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Etnik azınlıklara karşı hoşgörülü müsünüz?
Translate from Türkisch to Englisch
Çin'de 56 tane etnik grup vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz burada farklı etnik ve ekonomik çıkarlar buluyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamboçya etnik olarak homojendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iki etnik grup arasındaki tutum farklılıklarını tanımlamak yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yabancı düşmanı değilim çünkü kendi etnik grubumdan da nefret ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar belirli etnik gruplardan nefret ediyorlar; ben bütün etnik gruplardan nefret ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gıdalar etnik gruplarla ilişkilidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali etnik milliyetçidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir çeşit etnik temizlik olarak görüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Etnik ayrılıkların parçaladığı bir ülkede gerçek anlamda bir etnik çoğulluk mümkün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Hareket, etnik Rusların protestolarına yol açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık yüz bin etnik Sırp hâlâ duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizce etnik çeşitlilik yakın zamanda Kosova'da gerçeğe dönüşebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrıca gerçek etnik köklerimizin arkasında saklanırsak önyargıyla nasıl savaşırız?
Translate from Türkisch to Englisch
Sizce bu durum, çoklu etnik bir yapıya sahip toplumumuzu nasıl etkiler?
Translate from Türkisch to Englisch
Futbol etnik bölünmeleri aşabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O ülkede onlarca etnik grup yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Afganistan etnik açıdan çok kimlikli bir ülke, ama Taliban'ın üst düzey yöneticileri büyük ölçüde Peştun.
Translate from Türkisch to Englisch
İgor, Rus etnik kökeni nedeniyle Kiev'i terk etmek zorunda kaldı.
Avusturya halkı etnik olarak Almandır.