Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ettirmek"

Lernen Sie, wie man ettirmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 61 handverlesene Beispiele.

Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözlerimi kontrol ettirmek için hastaneye gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim fikrimizi diğerlerine kabul ettirmek iyi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabayı tamir ettirmek 300 dolara mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu teybi tamir ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu arabayı tamir ettirmek kaça mal olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Ayakkabılarımı tamir ettirmek ne kadara mal olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kendi düşüncelerimi dikte ettirmek gibi bir niyetim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence, bu kamerayı tamir ettirmek size 10.000 Yen'den fazlaya patlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski gelenekleri devam ettirmek lazım.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğerlerini bize yardım ettirmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

En kısa sürede bunu tamir ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

En kısa sürede bu arabayı tamir ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u bize yardım ettirmek mümkün olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu koliyi sigorta ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sandalyeyi tamir ettirmek yaklaşık kaça mal olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u bize yardım ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisikleti tamir ettirmek bana bin yene mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Rezervasyonumu iptal ettirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni acele ettirmek istemiyorum ama bir sonraki otobüsü yakalamaya çalışalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'yi rahat ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kas ve sinir erimesi hastalığı vücudunuzu hareket ettirmek için gerekli sinirleri ve kasları tahrip ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Meryem'i rahat ettirmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a kabul ettirmek için basit bir planım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hareket ettirmek acı veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara yardım ettirmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara yardım ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona yardım ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları bize yardım ettirmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu bize yardım ettirmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları bize yardım ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu tamir ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom buradayken ona sızdıran musluğunu tamir ettirmek isteyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabamı tamir ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu derhal tamir ettirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.

Ben sadece seni rahat ettirmek istedim.

Tom'u bize yardım ettirmek için bir yol bulmak zorundayız.

Birini bize yardım ettirmek zorundayız.

Bu bahçıvan küreğini tamir ettirmek zorundayım.

Bir mide tümörüm vardı ve onu ameliyat ettirmek zorunda kaldım.

İkinizi de bana yardım ettirmek istiyorum.

Devam ettirmek zorundasın.

Tom'u Mary'nin onu yapmasına yardım ettirmek için çok çalıştım.

Çocuklarımı okula devam ettirmek için ne gerekiyorsa yapacağım.

Tom kontrol ettirmek için arabasını tamirhaneye getirdi.

Arabamı tamir ettirmek için tamirciye götürmem gerekiyor.

O saati tamir ettirmek üç yüz dolara mal oldu.

Bilgisayarını tamir ettirmek istedi.

Of ya, arabamı tamir ettirmek bana iki yüz kâğıda mal oldu.

Kanımı tahlil ettirmek istiyorum.

Rezervasyonumuzu iptal ettirmek istiyoruz.

Her devrim kendini kabul ettirmek için bir karşıta ihtiyaç duyar.

Annem kır evimizi restore ettirmek istiyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch