Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "evde"

Lernen Sie, wie man evde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O şimdi evde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu evde hiç kimse yaşamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim evde başlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece evde mi kalacaksın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Nakamura evde mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün evde kalmadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeğini evde yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, büyük bir evde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazarları asla evde değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Annen evde mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Evde iki aile yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim evde?
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur yağdığı için evde kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

O otobüse binmedim, bu yüzden şu an evde değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Otobüse binmediğimden dolayı henüz evde değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

İşe gitmek yerine bütün gün evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalmayı sinemaya gitmeye tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Cüzdanı evde unuttuğum aklıma geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde İngilizce çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Evine gittim fakat evde değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, neredeyse her zaman evde.
Translate from Türkisch to Englisch

O, neredeyse hep evde.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bu evde erken kalkarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın evde olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

O okulda iyi davranıyor ama evde sorunlara neden oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona uğradığımda, o evde değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde hiç kahve yok.
Translate from Türkisch to Englisch

O, evde her gün uygulama yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, hasta olduğum için evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm, annem evde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim dışarı gitti, ama Mary evde kaldı
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün gün evde kalamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Anne akşam yedide evde olmamız gerektiğinde ısrar ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz evde üşümüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde herkes sessizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ceketini evde kaybetmiş olamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken şimdiye kadar evde olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O günlerde, o, evde tek başına yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yürüyüşe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalmak sıkıcıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde bir çamaşır makinesi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Evde bir televizyon var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Teste çalışmak için evde kaldın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Dün evde miydin?
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yarın evde kalacağım.

Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.

Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.

Sizi evde görmemi ister misiniz?

Oh, ben muhtemelen sadece evde kalacağım.

Ben bugün evde kalacağım.

Kendi başına evde kaldı.

O bütün gün evde kaldı.

Benim evde bir bilgisayarım yok.

O iki katlı bir evde yaşıyor.

David evde.

David evde olamaz.

Onun evde olup olmadığından emin olmalıyım.

Yardımseverlik evde başlar.

Onlar parkın yakınında yeni bir evde yaşıyor.

İnsanlara sokaklardaki şiddet nedeniyle evde kalmaları söylendi.

Dün Mary bütün gün evde kaldı.

Yağmur dan dolayı evde kaldım.

Annem her zaman evde bir kimono giyer.

Annem her zaman evde değildir.

Köpek evde.

Biz yoğun trafikten kaçınmak amacıyla, Noel için evde kaldık.

Hangisini tercih edersin, bir sinemaya gitmek ya da evde kalmak?

Tom'un yeme isteği vardı fakat evde yiyecek bir şey olmadığı için yaşadığı yerden çok uzakta olmayan mahalle marketine gitti.

Tom'un bugün evde kalmasına gerek var mı?

Tom bugün evde kalmak zorunda mı?

Tom hasta olduğu için iş dönüşü evde kaldı.

Tom Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.

Tom evde Fransızca konuşmaz.

Tom ve Mary evde Fransızca konuşmazlar.

Tom 2.30'a kadar evde olmalı.

Tom Mary'ye 2.30'a kadar evde olmasını söyledi.

Sadece evde ne tür hayvanlarınızın olduğunu merak ediyordum.

O evde değil, değil mi?

O evde mi?

O, evde olmalı. Garajında arabasını görüyorum.

Güzel haber evde bizi bekliyordu.

O ona evde kalması gerektiğini tavsiye etti.

Bu havada dışarıya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.

Dün Tom bütün gün evde kaldı.

Tom dün evde miydi?

Tom bizden uzakta olmayan kirasız küçük bir evde yaşıyordu.

Tom, çocuk bakıcısı oraya gelinceye kadar, Mary'nin evde kalmasını istedi.

Tom Mary'den altı-otuz'a kadar evde olmasını rica etti.

Ben Tom. Mary evde mi?

Ben bu evde tek başıma yaşıyorum.

Onun ayrılması evde huzur olacak anlamına gelir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch