Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "evlat"

Lernen Sie, wie man evlat in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Evlat edinilen kız Panamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ana-babası bir intihar bombacısı tarafından öldürülmüş iki çocuğu evlat edindiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary üç çocuğu evlat edindiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kimsesiz çocuğu evlat edindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşim bir çocuğu evlat edinmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne haber, evlat?
Translate from Türkisch to Englisch

Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çift bir yetimi evlat edinmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Karım evlat edinmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çocuk evlat edinildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen evlat edinildin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u evlat edindik.
Translate from Türkisch to Englisch

Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaç yıl önce evlat edinildiğini fark ettin?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana bir erkek evlat gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç evlat edinmeyi düşündün mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve karısı bir kız evlat edindiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Asyalı iki oğlanı evlat edindiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir yetimi evlat edindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlat edinilen çocuk, yeni ailesiyle mutlu bir yaşam sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Maria yetim bir çocuğu evlat edindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz evlat edinildik.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary, John'u evlat edindiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman bir kız evlat istemişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sözlerimi tutarım evlat.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem ve babam evlat edinildiğimi bana on üç yaşımdayken söylediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin adın ne, evlat?
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün büyük bir gün, evlat!
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bir bebeği evlat edindik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerim bana on üç yaşındayken evlat edinildiğimi söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana onun için bir erkek evlat gibi olduğumu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir erkek evlat babasına itaat etmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onu evlat edindik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben evlat edinildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom evlat edinilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki de Tom seni evlat edinir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un evlat edinildiğini söyledin.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan ve Linda küçük bir çocuğu evlat edinmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir bebekken evlat edinilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlat, seni seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir küçük kız evlat edindiler.

Bu küçük kızı evlat edindi.

Dan ve Linda güzel küçük bir kızı evlat edindi.

Buraya gel evlat.

Tom, üç yaşındayken Boston'da bir çift tarafından evlat edinildi.

Tom her zaman bir kız evlat istedi.

Nereye gidiyorsun, evlat?

Tom evlat edinildiğini herkese söyledi.

Tom evlat edinildiğini söyledi.

Evlat edinildiğimi bilmiyordum.

Tom ve Mary bir kızı evlat edindi.

Tom ve Mary bir kız evlat edindi.

Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.

O evlat edinildi.

Tom ve karısı üç çocuk evlat edindi.

Ağlama evlat. Ben sadece bir süre için gidiyorum.

Nasılsın evlat?

Dan ve Linda, Kamboçya'dan genç bir oğlanı evlat edindiler.

Tom Mary'nin evlat edinilmiş erkek kardeşi.

Evlat, o bir soygundu.

Kız evlat saçını fırçalar.

Evlat, o bir hataydı.

Aferin evlat.

Tom ve Mary'nin evlat edinilmiş bir kızı var.

İyi erkek evlat her zaman eve döner.

Tom ve Mary'nin kendi çocukları olamayınca onlar küçük bir kızı evlat edindiler.

Son nefesinde, ona evlat edinildiğini söyledi.

Evlat edinildiğimi her zaman biliyordum.

Çocuk sahibi olamazsan, her zaman evlat edinebilirsin.

Evli çift Afrikalı çocuklar evlat edinmek istiyor.

Evlat edinildim.

Evlat edinildiğin zaman kaç yaşındaydın?

Tom ve Mary ikizleri evlat edindiler.

Tom seni evlat edinmek istiyordu.

Seninle gurur duyuyorum, evlat.

Tom ve Mary bir çocuğu evlat edinmek istiyorlar.

Bir kediyi evlat edinirken bir köpeği evlat edinmek için bir sebep yok.

Binlerce çocuk evlat edinildi.

Gerçekten bir çocuk sahibi olmak istiyorsan evlat edinmen gerekir.

Adın ne evlat?

Tom ve ben bir kızı evlat edindik.

Evlat edinilmiş olduğumu biliyorum.

Tom bana Mary'nin evlat edinildiğini düşündüğünü söyledi.

Tom bana evlat edinildiğini söyledi.

Tom Mary'nin evlat edinildiğini söyledi.

Tom ve Mary üçyıl önce John'u evlat edindiler.

Tom ve Mary John'u üç yaşındayken evlat edindi.

Tom, Mary'nin evlat edinilmediğini söyledi.

Mary beş aylıkken Tom'u evlat edindi.

Tom ve Mary, Çinli bir oğlan çocuğunu evlat edindiler.

Tom, Çin'de doğdu ve üç yaşındayken evlat edinilmek için ABD'ye gönderildi.

Sami evlat edinildi.

Sami zengin bir işadamı tarafından evlat edinildi.

Sami ve Leyla bir oğlu evlat edindiler.

Tom'un evlat edinildiğini biliyor muydun?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch