Lernen Sie, wie man evlenme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 75 handverlesene Beispiele.
Sen yaşayabileceğin herhangi biriyle evlenme - sen onsuz yaşayamayacağın kişiyle evlen.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Johnny Alice'e evlenme teklif etti ve o da kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O size evlenme teklif etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evlenme kararı ailesini şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary evlenme hakkında hayal kurardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben evlenme hakkında düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana onunla evlenme nedenini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana evlenme teklif etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ona evlenme teklif edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, evlenme teklifini geri çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, genç kadına evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun evlenme teklifini kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden, bana evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerinde olsam, ona evlenme teklif ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sonunda Mary'ye evlenme teklifi etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç adam ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesaretini topladı ve ona evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary oğlunun evlenme kararına karşı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom evlenme teklif edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçek şu ki onunla evlenme ihtimalim ortaya çıksaydı geçmişimi onunla paylaşacaktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlenme.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpek balığı çorbası genellikle Çin'de evlenme törenlerinde ve ziyafetlerde servis edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kilisenin önünde Mary'ye evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni kullanmaya çalışıyor. Onunla evlenme!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana evlenme teklif ettiğin zamanı hatırlıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana evlenme teklifi edecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlenme zamanınız geldi de geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'ye evlenme teklif ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, kilisenin önünde bana evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Bayan Lee'ye evlenme teklif etti ve o kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu gece Mary'ye evlenme teklif edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir dizinin üzerine çöktü ve Mary'ye evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun güzel bir kızla evlenme şansı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom bana evlenme teklif edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlenme hakkında çok mükemmel olan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Evlenme. Mutlu ol!
Translate from Türkisch to Englisch
İster evlen ister evlenme öyle ya da böyle pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana evlenme teklif etti. Onunla evlenmemi istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O yerel bir kuyumcudan çaldığı bir yüzükle kız arkadaşına evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Evlenme zamanı!
Translate from Türkisch to Englisch
Onların evlenme planları vardı.
O, onunla evlenme ümitlerinden tamamen vazgeçemedi.
Evlenme planlarınız nasıl geliyor?
Ona ne zaman evlenme teklif edeceksin?
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.
Ben evlenme niyetinde değilim.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.
Sana evlenme teklif etmek istemiyorum!
O evlenme niyetini açıkladı.
Tom Mary'ye evlenme teklif etmeye karar verdi.
Tom aynı gün Mary'ye ve Alice'e evlenme teklif etti.
O onun evlenme teklifini henüz kabul etmedi.
Evlenme hakkında tereddüt etmeye başlıyor musun?
Birine evlenme teklif et.
Fadıl'ın Leyla'yla evlenme niyeti yok.
Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.
Bu görücü usulü bir evlenme miydi?
O onunla evlenme umudundan tamamen vazgeçemedi.
Tom dün gece Mary'ye evlenme teklif etti.
Tom Mary'ye evlenme teklif edecek.
Sanırım Tom bana evlenme teklifinde bulunacak.
Tom'un Mary'ye evlenme teklif edeceğini nasıl düşünüyorsun?
Tom, Mary'ye evlenme teklif etmeye karar verdi.
Papanın evlenme hakkı yoktur.
O adamla evlenme. Sana zarar verecek.
Ardından kilisede evlenme töreni yapılıyor.
Sence ideal evlenme yaşı kaç olmalı?
Tom, ekim ayında Mary'ye evlenme teklif etti.
Tom, Mary'ye evlenme teklif etti mi?
O bana evlenme teklif etti!