Lernen Sie, wie man fıkra in einem Türkisch Satz verwendet. Über 89 handverlesene Beispiele.
Amcam bana hikayeyi fıkra tarzında anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fıkra komik değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir fıkra kitabı satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ilginç bir fıkra ile bizi eğlendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona bir fıkra anlattı, ama o gülmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona bir fıkra anlattı fakat o komik olduğunu düşünmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir fıkra anlat.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize iyi bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi fıkra anlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Toby fıkra anlatamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç Fransızca fıkra anlatmayı denedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fıkra anlatmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sık sık fıkra anlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fıkra anlatmada iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir fıkra anlattı ama kimse gülmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fıkra anlatmada iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben fıkra anlatmayı çok seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Fıkra anlatmadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a birkaç fıkra anlattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana çok eğlenceli bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir fıkra anlattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu sabah bana iyi bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bize sık sık fıkra anlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara birkaç fıkra anlattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona birkaç fıkra anlattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şaka/fıkra komik değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bir fıkra anlat!
Translate from Türkisch to Englisch
Fıkra anlatmada iyi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bize bir sürü fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O neden bana artık fıkra anlatmıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Fıkra komik değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fıkra anlatmakta çok iyi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir fıkra anlattı fakat o onun komik olduğunu düşünmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu her gördüğümde bana en az bir fıkra anlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fıkra anlatmada oldukça iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bize bir sürü fıkra anlatırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece bana fıkra anlatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana çok komik bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bize iyi bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tamamen gülmeyen bir suratla fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fıkra çok eski!
Translate from Türkisch to Englisch
O bana çok komik bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz cenazelerde fıkra anlatmayız ve gülmeyiz!
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar genelde cenazelerde fıkra anlatmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitapta herhangi bir fıkra bulmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fıkra bilmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir milyon fıkra biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom seyircileri ısındırmak için birkaç fıkra anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fıkra okumayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir fıkra kitabı arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Marika hiç Japonca fıkra bilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O nasıl fıkra anlatacağını biliyor.
Bu, ailenin gözünün önünde anlatılacak bir fıkra değil.
Sadece bana daha fazla fıkra anlatma.
Tom fıkra anlatmaktan hoşlanır.
Neden artık o bana fıkra anlatmıyor?
O, repertuvarına fıkra kattı.
Tom fıkra anlatmada gerçekten iyidir.
O gülmeyen bir yüzle fıkra anlattı.
O, fıkra anlatınca gülmeye başladık.
Biz akşamı gülüp fıkra anlatarak geçirdik.
Marie bir fıkra anlattı.
Bir fıkra dinlemek ister misin?
Çok fıkra bilirim.
Bir sürü fıkra bilirim.
Tom bu sabah bana gerçekten komik bir fıkra anlattı.
Tom bana bir fıkra anlattı.
Tom çok komik bir fıkra anlattı.
Hayatımda hiç fıkra anlatmadım.
Tom kadar iyi fıkra anlatamam.
Fıkra anlatmak hoşuma gidiyor.
Tom'a bir fıkra anlattım.
SIk sık fıkra anlatmıyorum.
Sen hep fıkra anlatıyorsun.
Bize bir fıkra anlatabilir misin?
Bir fıkra dinlemek ister misiniz?
Tom çok fıkra anlatır.
Tom fıkra anlatmakta çok iyi.
Sami fıkra anlatmayı seviyordu.
Lütfen daha fazla fıkra anlatma.
Amcam bana hikayeyi fıkra şeklinde anlattı.
Aklıma bir fıkra geldi.
Fıkra anlatılınca hep gülüyorum.
Fıkra gibi bir olay bu.
Ortamın monotonluğunu dağıtmak için bir fıkra anlattım.
Gerçekten fıkra gibi duruyor.