Lernen Sie, wie man fındık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Bob çeşitli fındık türleri buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar fındık topluyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Aperitif olarak meyve ve fındık yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincap fındık toplamayla meşguldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayvanlar fındık toplamakla meşguldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary fındık sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, fındık yerken bir sincabın resmini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sincabına Fındık adını verdi, çünkü fındığı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çantada yulaf, diğerlerinde fındık var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincaplar fındık yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık besleyicidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincap fındık yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincaplar fındık yemeyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin küçük sincabı artık nasıl fındık getireceğini öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık fareleri Gliridae ailesinin kemirgenleridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sincabı bir mil öteden fındık kokusunu alabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fındık kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Salata; zeytinyağı, kruton ve fındık olmadan tamamlanmamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Salata; zeytinyağı, kızarmış ekmek parçaları ve fındık olmadan eksiktir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincaplar fındık yiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fındık yiyemeyeceğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fındık yiyemediğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fındık yememesi gerektiğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne Tom ne de Mary fındık yiyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kurabiyelerde fındık var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık ye, beş yıl daha uzun yaşayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
İçtiğim kahvenin üstünde fındık kreması vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık kabuğunu doldurmayacak bir şey yüzünden tartıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık kabuğunu doldurmayacak şeylerden alınıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık fıstık yemeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık fıstık parası.
Translate from Türkisch to Englisch
En son yediğiniz yemekte meyve, fındık-fıstık gibi kuru yemişler, yumurta ya da deniz mahsülü var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Fındık kadar beyninin neyini kıskanayım?
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'yi bugün kuruyemişçiden cevizli sucuk ve fındık alırken gördüm. Akşama kesin çift kale maç var.
Translate from Türkisch to Englisch